YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1668
KARAR NO : 2013/20443
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2012 tarih ve 2010/70-2012/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası üne sahip “TOPCON” firmasının Türkiye distribütörü olduğunu ve hassas ölçüm cihazları sattığını, anılan cihazların İller Bankası, DSİ, Karayolları, Harita Genel Komutanlığı ve üniversiteler vs. ile çalışan müteahhitlere pazarlandığını, anılan ürünler ilgili üniversitenin belirlediği teknik şartnamelere uygun ürünler olduğu halde, aynı pazara hitap eden davalının müşterilerine gönderdiği yazılar ile davacının ürünlerinin standartlara uygun olmadığı, uygun olanların da yüksek fiyata satıldığı izlenimi verdiğini, davalının eyleminin TTK’nın 57/1. maddesinde öngörülen haksız rekabet halini oluşturduğunu ileri sürerek, ıslah ile birlikte 29.527 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yöneticisi hakkında haksız rekabet suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davalının eylemi nedeniyle davacının ürün satışında yıllara göre azalma olduğu, maddi tazminat yönünden TTK’nın 58/2. maddesi gereğince davalının elde etmesi mümkün görünen menfaatin hesaplanması gerektiği, davalı tarafından haksız rekabet yoluyla elde edilen menfaatin 9.571,57 TL olduğu, davalının süresinde zamanaşımı definde bulunduğu, ıslah edilen kısmın hem bu nedenle hem de bilirkişi incelemesine göre reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.571,57 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın 31.10.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava kabul edildiği halde hüküm özetinin ilanına ilişkin masrafın davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm bölümünün 5. bendinde yer alan “davacı” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “davalı” ibaresinin eklenmesine, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 778,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.