YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16735
KARAR NO : 2014/5726
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/06/2013 tarih ve 2012/146-2013/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarrufunu nezdinde değerlendirmek isterken banka çalışanlarının mevduatın güvence altında olduğu yönündeki aldatıcı ve ısrarlı beyanları ile ikna edilerek paranın gönderildiğini, ceza mahkemesi kararı ile banka yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıklarının, off shore bankasının paravan olarak kurulduğunun ve toplanan paraların bünyesindeki şirketlere kredi olarak aktarıldığının sabit bulunduğunu, iradesi bilinçli bir surette fesada uğratılan müvekkilinin zararından davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek yatırılan 6.000,00 TL’nin 18.10.1999, 546,00 TL’nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, daha fazla faiz getirisi almak için serbest iradesiyle off shore bankasına para yatıran davacının iradesinin yanıltılmadığını, kandırılmaya dair bir delilin sulunmadığını, hesap cüzdanına itiraz edilmediğini, müvekkilinin talimat doğrultusunda havale işlemi yaptığını, sorumluluğun ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile arasında organik bağ bulunduğu, bu bağın mudiler aleyhine planlı örgütlü, kasıtlı olarak kötüye kullanılmak suretiyle davacı ile birlikte mudilerin zarara uğratıldığı, yurt dışında bir faaliyetinin bulunmadığı, davalı banka tarafından mevduatın Yurt Bank’ın garantisinde olduğu izlenimi verildiği, toplanan paraların göstermelik olarak online işlem ve muhasebe kayıtlarındaki örtülü işlemlerle off shore bankası hesabında gösterildiği, gerçekte davacıya ait paranın hiçbir zaman yurt dışına çıkmadığı, davalı bankanın uhdesinde kaldığı, alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL’nin 18.10.1999 tarihinden itibaren değişen oranlar avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
…/…
-2-
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer’i müdahil ekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en son devredildiği, bu durumda devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile davalı bankaya bakiye harç yükleyen 2 numaralı bendinin tümüyle hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “Davalı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, 3 numaralı bendinde yer alan “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle kararın temyiz eden davalı ve feri müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.