YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16771
KARAR NO : 2014/13906
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 28/01/2013 tarih ve 2009/277-2013/9 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … ile yetkili servis sözleşmesi imzalandığını, 2006 yılı başlarında davalı … yetkili servisi olarak faaliyet gösterecekleri ve buna göre hazırlık yapmalarının bildirildiğini, talebi ile gerekli hazırlıkların yapıldığını, daha sonra her servis ile sözleşme imzalanmayacağı, kendi belirleyecekleri servislerle sözleşme imzalanacağının belirtildiğini, ilişkiyi kestiklerini, bütün servis ağının servislerin aleyhine, davalı … tarafından diğer davalıya satıldığının bildirildiğini, davalıların eyleminin mevzuata aykırı olduğunu, davalıların sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışlarından kaynaklanan zararlardan sorumlu olduklarını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, yapılan yatırım bedelleri, mahrum kalınan gelir, vergi ve orçları nedeniyle 98.936.88 TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın ihtar tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili, isimli bir şirketin bulunmadığını, şirketin gerçek ünvanının birleşmesinin 29.06.2009 tarihinde yapılan genel kurulda kabul edildiğini, külli halefiyet gereği, tüm hak ve borçlarının tarafından üstlenildiğini, davacıya uzun vadeli sözleşme ilişkisi içine girildiğinin bildirilmediğini, davacının servis sözleşmesini layıkıyla yürütemediği dönemde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek 02.10.2006 tarihli dilekçesi ile sözleşmesinin feshini istediğini, davacının elindeki yedek parça stoklarının mutabık kalınan fatura fiyatları üzerinden geri alınarak yetkili servis sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında beyaz eşya servis sözleşmesiyle ticari ilişki kurulduğu,ile 2006 yılından itibaren devam eden
.
bayilik sözleşmesinin, en son 24.09.2004 tarihinde imzalanan sözleşme ile 5 yıl süreli olduğundan durumunun açıklığa kavuşturulması için davacı tarafından davalıya gönderilen ihtara rağmen davalının durumu açıklığa kavuşturmadığı, 17.11.2006 tarihinden itibaren taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafından tek yanlı fesih bildirim protokolü ile davacı yana bildirildiği, davacı servis tarafından servis olması sebebi ile belge ve yedek parça malzemeleri davalı yana teslim edildiği, yetkili servis sözleşmesinin haklı neden olmaksızın fesih edildiği, davacının müspet zararını talep edebileceği, davacı bayinin aylık ortalama gelirinin 2.019,12 TL olarak belirlendiği, bu miktarın uygun görüldüğü, davacının benzer yeni bir iş kurması ve gelir elde etmesi için ortalama fesihten itibaren en çok 1 yıllık süreye ihtiyacı bulunduğu, bu yönden bilirkişi raporunda belirlenen 6 aylık sürenin yeterli olmayacağı, manevi tazminat istemenin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle iş bu şirketin küllü halefi … aleyhine devam edeceğinden, aleyhine dava devam ederken dava ehliyeti sona ermesi sebebi ile pasif dava ehliyeti kalmadığından iş bu davalı hakkında karar tesisine yer olmadığına, 24.229,44 TL yoksun kalınan karın davalıdan tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1,227,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.