YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17079
KARAR NO : 2014/1910
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 gün ve 2011/123-2011/65 sayılı kararı bozan Daire’nin 01/04/2013 gün ve 2012/7364-2013/6465 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden … … ve … … müştereken malik oldukları taşınmazın … … Bank A.Ş. arasındaki kredi borçlarına karşılık 40.000,00 TL limitle ipotek edildiğini, … davalıdan 17.500,00 TL tutarında teminat mektubu aldığını, bu mektup henüz nakte çevrilmeden teminat mektubu bedelini ödemeye hazır olduklarını belirtir bir ihtarnameyi davalı Bankaya gönderdiklerini, ihtara yanıt verilmediğini, ardından alacak ve borçları devralan Birleşik Fon Bankası’na, …’ye …ye aynı içerikli ihtarın gönderildiğini, tüm çabalarına karşılık borcu ödemek için muhatap bulamadıklarını, müvekkiller hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, cebri icra tehdidi altında 40.000,00 TL’nin ödendiğini ileri sürerek 17.500,00 TL tutarındaki teminat mektubu bedeli dışında fazla tahsil edilen 22.500,00 TL’nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubu bedellerinin ödenmemesi üzerine davacıların bildirdikleri adrese gönderileni ihtarname ile ödeme yapılması gerektiğinin bildirildiğini, borçluların temerrüde düşürüldüğünü, bunun üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davacıların İİK 153. maddesine göre ödeme yaparak sorumluluktan kurtulabilecekleri halde bu yola başvurmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, …’ye teminat mektubu paraya çevrilmeden yaptıkları ihtar ile borcu ödemeye hazır olduklarını belirtmeleri karşısında alacaklı banka ve daha sonra borcu temlik alan davalının uzun süre alacağın tahsili yoluna gitmeyerek borç miktarının çoğalmasına sebebiyet verdiği, alacaklı olan davalı tarafın da borcun artmasında müterafik kusurunun bulunduğu, BK’nın 98. madde yollaması ile 42. ve 43. maddeleri uyarınca müterafik kusur nedeniyle alacaklı davalının kusuru oranında borçtan kurtulacakları ve bu oranda indirim yapılması gerektiği, borcun artmasında alacaklının %20 oranında, borçlular…’in
de %80 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle fazladan yapılan 22.500 TL ödemeden kusur oranında indirim yapılarak davanın … yönünden kısmen kabulü ile 4.500 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, … yönünden davanın reddine dair tesis edilen karar, davalı …vekili ile davalı vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.