YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17480
KARAR NO : 2014/5846
KARAR TARİHİ : 26.03.2014
Taraflar arasında görülen davadaverilen 19/07/2013 tarih ve 2012/92-2013/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı devrolunan 07/10/1999 tarihinde yıllık %92 faiz ile 4.751,12 TL’yi vadeli olarak yatırdığını, vade sonu olan 20.01.2000 tarihinde başvuruda bulunmasına rağmen kendisine ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalı aleyhine açtıkları davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, ancak o davada işlemiş faizi talep etmediklerini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.751,12 TL’nin 20/01/2000 tarihinden itibaren işleyecek %92 oranında faizi ile olmadığı takdirde işlemiş ticari faiz tutarı olan 15.947 TL’nin yasal faiziyle, tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, işlemiş faiz alacağının 17.196,06 TL olduğu gerekçesiyle talep bağlı kalınarak 15.947 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının paranın off-shore hesabına gönderildiği 07.10.1999 tarihinden itibaren faiz isteyebileceği halde, bilirkişi tarafından daha ileri bir tarih olan 30.12.1999 tarihinden itibaren faiz hesabı yapılmış olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece karar altına alınan miktar, birikmiş temerrüt faizi niteliğinde olduğundan 818 sayılı BK’nın 104/son maddesine aykırı olarak faize faiz yürütecek şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 5411 sayılı Yasa’nın 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu nazara alınmadan aleyhine harca hükmedilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
./..
-2-
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “15.947 TL’nin” ibaresinden sonra gelen “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak ”davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı ve 236,85 TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,’ ibaresinin eklenmesine, 4. bendinde yer alan “1.250,00” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.238,85” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 26/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.