YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17498
KARAR NO : 2014/18065
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.05.2013 tarih ve 2011/552-2013/165 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … İli, … İlçesi,… Mahallesi,… ada,… parselde kayıtlı taşınmazın 5 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerinin davacıya ait iken davalı bankanın konut kredisi müşterilerinden … isimli şahıslara satışının yapıldığını, davalı bankayla varılan anlaşma sonucunda bu şahıslar adına tapu devrinin 11.05.2005 tarihinde gerçekleştiği, aynı tarihte bankanın her bir konut için 60.000 TL’den toplam 120.000 TL meblağlı konut kredisi tahsis ettiğini ve banka lehine satılan konutlar üzerine ipotek konulduğunu, ancak bankacılık teamülleri gereği tahsis edilen kredinin tapu maliki satıcı konumumdaki müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı bankaca müşterilerinin hesabına yatırıldığını ve müvekkilinin şu ana kadar satmış olduğu konut bedelini alamadığını, davalı bankanın kusurlu hareketinin buna neden olduğunu beyanla 120.000,00 TL’nin 11.05.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin alım satım akdinin tarafı olmadığını, davacı satıcı ile müvekkili banka arasında herhangi bir anlaşma, sözleşme veya taahhütname de imza edilmediğini, davacının satış bedelini davalı bankadan talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, herşeyden önce davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ayrıca tapuda düzenlenen resmi senette alım satım bedelinin nakden alındığına dair kayıt olduğunu, aradan geçen 3 yıl kadar uzun süre sonrasında satış bedelinin alınmadığı iddiasının makul olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın kredi kullandırırken bankacılık teamüllerine uygun davrandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.