Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17523 E. 2014/8725 K. 07.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17523
KARAR NO : 2014/8725
KARAR TARİHİ : 07.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2012/269-2013/232

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2013 tarih ve 2012/269-2013/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A.. vekili ile katılma yoluyla fer’i müdahil Oyak vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Egebank A.Ş. Taksim Şubesi’nde vadeli hesaplarının bulunduğunu, davalı bankanın çalışanlarının yönlendirmesi ile hesaptaki paranın Egebank Off Shore Ltd’ye aktarıldığını, ancak gerçekte paranın davalı bankanın bünyesinde kaldığını, davalı TMSF tarafından bankaya el konulduğunu, halen müvekkillerine ait paranın ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı için 1.000’er TL olmak üzere toplam 2000 TL’nin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili ile davanın görev, yetki, husumet, zamanaşımı yönünden usulden ve aynı zamanda esastan da reddini istemiştir.
Davalı Ing Bank A.Ş (Oyakbank A.Ş.) vekili davanın husumet, zamanaşımı yönünden usulden ve aynı zamanda esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil OYAK vekili, husumet itirazında ve zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın asıl muhatabının TMSF olduğunu savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların Egebank Taksim Şubesi’ne yatırdığı paraların off shore hesaplarına aktarılmış gibi gösterilerek Egebank uhdesinde kaldığı, Egebank Off Shore Ltd. Şirketi’ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği, davalı Egebank A.Ş’nin hakim ortakları tarafından kullanıldığı, inanılan, güvenilen taraf durumundaki Egebank A.Ş’nin inançlı işlem nedeniyle görünüşte havale yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği çünkü, bir bankaya başvurup, parasını bir başka bankaya havale ettirerek orada değerlendirmek isteyen müşteri ile banka arasında bir aracılık ilişkisinin kurulacağı, aracılık hizmetlerinin temelinde de vekalet akdinin yattığı, BK’nın 309. maddesi uyarınca vekalet sözleşmesinde vekil görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini sadakatle korumakla görevli olacağından, güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıları Egebank Off Shore Ltd. Şirketi’ne yönlendirdiği, uyuşmazlık konusu olayın havale görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği gerekçesiyle, davalı TMSF’ye karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davacı O.. K..’in Ing Bank A.Ş’ye karşı açtığı davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 252.290 USD’nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek değişen oranlardaki yıllık USD faizi ile birlikte, 82.560,96 TL’nin de taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalı I.. Bank A.Ş’den tahsiline, davacı R.. K..’in I.. Bank A.Ş’ye karşı açtığı davasının ıslah edilmiş haliyle kabulü ile 16.714,88 TL’nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalı I.. Bank A.Ş’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. vekili ile katılma yoluyla fer’i müdahil OYAK vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı I.. A.. vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan ve Egebank Off Shore Ltd. hesabına havale edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafça her bir davacı için 1.000’er TL olmak üzere 2000 TL’nin tahsili için açılan davanın mahkemece reddine dair kurulan hüküm, Dairemizin 01.03.2012 tarih, 2010/11077 Esas, 2012/2947 Karar sayılı ilamı ile davacılar yararına bozulmuştur. Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, davacılar vekili 16.07.2013 harç tarihli ıslah dilekçesi ile davacı O.. K.. yönünden dava değerini 81.560,96 TL ve 252.290 USD daha artırarak toplam 82.560,96 TL ve 252.290 USD, davacı R.. K.. yönünden ise dava değerini 15.714,88 TL daha artırarak toplam 16.714,48 TL’nin, davacı O.. K.. için 82.560,96 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, 252.290 USD’nin dava tarihinden itibaren bankalarca USD’ye uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, davacı R.. K.. için ise 16.714,48 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece de ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulü ile hüküm altına alınan miktarın faiziyle birlikte davalı Ing Bank A.Ş’den tahsiline karar verilmiştir. Ancak, 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacılar vekili tarafından bozma sonrası yargılama aşamasında ıslah edilen ve davalı tarafça da muvafakat edilmeyen ıslaha konu istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, davalı TMSF tarafından el konulan E.. A.Ş’yi devralan I.. Bank A.Ş’nin, bu bankanın borçlarından dolayı aleyhine dava açılmış olması nedeniyle harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi gelince; fer’i müdahil vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak ibraz edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Fer’i müdahil vekili tarafından bu işlemler yapılmadığı anlaşılmıştır. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK)’nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK’nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt da bulunmadığından, bu İBK’nın uygulanması gerekmediğinden, fer’i müdahil vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı I.. A.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı I.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I.. A.. yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer’i müdahil OYAK vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş’ye iadesine, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.