Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17823 E. 2014/1908 K. 04.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17823
KARAR NO : 2014/1908
KARAR TARİHİ : 04.02.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 gün ve 2011/171-2012/123 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.06.2013 gün ve 2012/14523-2013/13147 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına …’de eğitim öğretim hizmetleri sınıflarında tescilli “..” asıl unsurunu ihtiva eden markaların bulunduğunu, davalının Marmaris’te açtığı dershanede “… .. Dershanesi” ismini kullanarak müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek “..” ibaresinin davalı tarafından markasal kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüz fiillerinin durdurulmasını, davalı şirketçe kullanılan ve “..” ibaresini ihtiva eden her türlü yazılı-basılı belgelerin, tanıtım faaliyetlerinin vs. gibi her türlü materyale el konulmasını, eğer bunların değiştirilerek kullanılması mümkün değilse imha edilmesini, kararın ilanını, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının “..” ibaresini kullanımının matematikteki .. sayısının sembolünü hatırlatan bir karakterle “..” kelimesinden oluştuğu, davalı kullanımlarının hiç birinde “..” sözcüğü ve işaretine tek başına yer verilmediği, yine davalının ticaret unvanı kullanımının da tescilli olduğu şekliyle gerçekleştiği, dershane tabela kullanımlarının ticaret unvanının ayırt edici ilavesi “…İlgi Dershanesi” şeklinde olduğu, eğitim-öğretim ve dershanecilik hizmetlerinin alıcılarının veliler oldukları, eğitim ve dershane tercihi gibi öğrencilerin gelecekleri için büyük önemi olan hizmetlerin çoğunlukla titiz, uzun süren bir dizi araştırma, kıyaslama sonucu tercih edildiği ve satın alındığı, dolayısıyla bu hizmetlerin makul bilgilenmiş ortalama alıcılarının özen seviyesinin yüksek olduğunun kabulü gerektiği, bu tespitler doğrultusunda yapılan değerlendirmeye göre, davacının 2006/10686 sayılı “..” ibareli markasının ayırt ediciliği oldukça zayıf tek hece ve iki harften, 2004/11394 sayılı markasının ise “Л .. Eğitim Hizmetleri ve …” ibarelerinden oluştuğu, “Л” işaretini takip eden kelimelerin bir bütün olarak davacı ticaret unvanının hatırda bıraktığı, sekiz kelimelik unvanın, davalının “Profesyonel İlgi Dershaneleri+..(logo)” işareti ile alt logodaki “..” yazısının “Л” işaretine benzerliği nedeniyle üst düzeyde özenli, seçici öğrenci ve velileri tarafından davacı ve markaları ile ticari, idari, ekonomik bir bağlantı içinde olduğu yanılgısına düşülmeyeceği, davacının 2008 yılından itibaren başlayan ve dava tarihine kadar süren davalının bu logo kullanımından haberdar olmadığının kabul edilemeyeceği, davacının çekişmeli davalı kullanımlarına 4 yıl gibi uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra bu davayı açmasının MK. 2 uyarınca dava hakkının kötüye kullanımı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminatın tahsili ile diğer fer’i taleplerin hüküm altına alınması istemine ilişkindir.
Davacının ‘.. Eğitim Hizm. ve Yay. Hizm. Ltd. Şti.’ unvanıyla 20.05.2002 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, eğitim ve öğretim hizmetleri dahil bir çok hizmet sınıfını kapsar şekilde matematikte kullanılan ‘..’ sayısının şekli + .. Eğitim Hizm. ve…. Tic. Ltd. Şti.’, …’, ‘…’ ve …’ ibareli markaları adına tescil ettirdiği, davalının ise, ‘….’ unvanıyla 30.01.2006 tarihinde ticaret siciline kaydının yapılarak kurulduğu, tarafların eğitim ve öğretim hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdikleri, davalının tanıtım vasıtaları arasında özellikle çember şekli içine zemini kırmızı olarak yerleştirilen dairenin ortasında hem şekil hem de yazı olarak …’ ifadesine yer verdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, davalının tanıtım işareti olarak kullandığı logosunun davacının markalarıyla karışıklığa neden olup olmadığı, bu yönüyle kullanımının tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacının hem unvanında hem de markalarında ‘..’ ibaresini ve şeklini kullandığı sabittir. Her ne kadar davalı tanıtım logosunda unvanı olan ‘Özel Profesyonel İlgi Dershaneleri’ ibaresine de yer vermekte ise de ön plana çıkan ve kırmızı daire içinde dikkat çekecek şekilde hem ‘Pİ’ olarak okunan hem de ‘…’ sayısının simgesi olarak algılanan biçimde bir komposizyon oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan tanıtma işaretinin baskın unsuru hem ‘… olarak okunan hem de ‘…’ sayısını simgeleyen şekildir. Her ne kadar ‘…’ ifadesi ve şekli bir matematik terimi ise de, anılan ibare ve şekil davalıdan önce kurulan davacının unvanı ve markalarının esaslı unsuru olarak adına tescil edilmiş olup, 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca koruma altındadır. Davalıya ait tanıtma işaretinin bu şekildeki markasal kullanımının, taraflar arasında ekonomik ve idari anlamda bağlantı bulunduğu ihtimalini de kapsayacak derecede iltibas tehlikesine yol açacağının kabulü gerekir. Taraflarca sunulan hizmeti alanlardan bir kısmının dikkatli ve özenli davranması, işaretler arasında bağlantı olduğu ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli bulunmamaktadır. Öte yandan, bir işaretin marka olarak tescili halinde, tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürede hükümsüzlük davası açılabilmesi mümkündür. O halde, tescilsiz olan dava konusu işaret nedeniyle işbu davanın 4 yıl gibi bir süre sonra açıldığı ve bu durumun TMK’nın 2. maddesi kapsamında uzunca bir süre sessiz kalma ve dava hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi de doğru değildir.
Bu durum karşısında, davalının özellikle tanıtım işareti vasıtasıyla davacının marka hakkına tecavüz ettiğinin kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın davacı yararına bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.06.2013 tarih, 2012/14523 Esas-2013/13147 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.06.2013 tarih, 2012/14523 Esas-2013/13147 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyenlere iadesine, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.