Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17881 E. 2014/3621 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17881
KARAR NO : 2014/3621
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2011
NUMARASI : 2009/104-2011/204

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.09.2011 tarih ve 2009/104-2011/204 sayılı kararın duruşmalı olarak, incelenmesi davalı vekili ile katılım yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. T. T. L. ile davalı vekili Av. Y. B. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.10.2007 tarihinde “Televizyon Dizi Film Oyuncu Sözleşmesi” imzalandığını, ancak davalı göndermiş olduğu 05.11.2007 tarihli ihtarname ile anılan sözleşmeyi hiçbir hukuki bilgisi olmadan, sözleşmeyi kontrol etme fırsatı elinden alınmış olarak ve daha önce üçüncü bir şahıs ile imzalamış bulunduğu sözleşmeye rağmen durumun farkında olmaksızın hataen imzaladığı gerekçesiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, davalının sözleşmeyi fesih gerekçesinin yasalara aykırı olduğunu, davalının sözleşme uyarınca 140.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 140.000,00 TL cezai şart bedelinin bankaların uyguladığı en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sözleşmenin müvekkiline avukatı ya da menajeri olmaksızın hatta okutmadan imzalatıldığını, sözleşmedeki cezai şartın fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, ayrıca belirsiz süreli sözleşmelerde cezai şart talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşmeyi feshetmesinin hukuken ve haklı bir gerekçeye dayanmadığı, davacının cezai şartı talep etme hakkının bulunduğu ancak tarafların belirledikleri 140.000,00 TL cezai şart ücretinden % 30 oranında indirim yapılmasının uygun görüldüğü sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile takdiren 98.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren bankaların uyguladığı en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılım yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de temyiz aşamasında davacı tarafça dosyaya sunulan 04.11.2011 tarihli Protokol başlıklı sözleşme ile tarafların karardan sonra işbu davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak aralarında anlaşmaya vararak, bu konuda protokol yaptıkları görülmüştür. Bu durumda mahkemece, taraflar arasında davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan Protokol uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.