Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17927 E. 2014/17847 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17927
KARAR NO : 2014/17847
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2013/296-2013/198 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.11.2014 günü hazır bulunan davacı asil …, davacı vekili Av. … ve davalı …Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının bir dönem ortağı ve çalışanı olan müvekkilinin, şirketin öz sermaye taban açığı bulunması nedeniyle SPK tarafından talep edilen ve kanunen şirket tarafından ödenmesi gereken bedeli kendi hesaplarından ödediğini, davalı faaliyetinin sona erdirildiğinin ve yetki belgesinin iptal edildiğinin öğrenildiğini, anılan bedelin istenmesine iade edilmediğini ileri sürerek, 88.000 TL’nin nemalarıyla birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin ortağı olduğunu, her ortak gibi şirkete karşı taahhüdünü yerine getirdiğini, bir borç vermesinin veya iddia ettiği gibi şirket adına SPK’ya olan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, daha sonra şirketteki hisselerini devir ederek ilişiğini kestiğini, 22.10.2008 tarihli imzalı beyanıyla da şirketten bir alacağının kalmadığını açıkladığını, kabul etmemekle birlikte olası alacağının çıkması halinde kendisine ait dönemle ilgili olarak yasal borçların ödendiğini, davacının payına düşen kısmı takas ve mahsup ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin aracı kurum faaliyetinde bulunduğu, davacının, bu şirketin ortağı olduğu ve sonradan hisselerini devir ederek ayrıldığı, SPK Kanunu gereğince aracı kurumların sermayelerine ve sermaye yeterliliğine ilişkin esasları gösteren tebliğ çerçevesinde ve bu tebliğin 32. maddesi kapsamında aracı kurumların sermaye yeterliliği tabanının 8. madde de belirtilen yükümlüklerin altına düşmesi halinde, nakit blokaj veya teminat mektubu şeklinde alınacak teminatların sermaye yeterliliği tabanı yükümlülüğünün yerine getirilmesine kadar İMKB takas ve saklama bankasına tevdii edileceğinin hükme bağlandığı, davalı kayıtlarında öz sermaye açığı bakımından ticari defter kayıtları itibariyle yevmiye defterinde ve defter-i kebirde emanet nakdi ve benzeri hesaplar adı altında tanımlanan hesapta 47.000.00 TL .
tutarında ve davacının teminat alacaklısı olarak yer aldığı, yevmiye defterinde de SPK blokajlı 04.08.2008 tarihli Takasbankta asgari öz sermaye açıklaması olarak görülen bir kaydın bulunduğu ve şirket kayıtlarına bu bedelin yansıtıldığı, davacının 22.10.2008 tarihli davacı imzasını taşıyan belge kapsamına göre davacının 240.000,00 TL’lik hisse payını devretttiğine ilişkin ve şirketten herhangi bir alacağının kalmadığı yönündeki yazılı beyanının olduğu, 88.000.00 TL tutarında gönderilen paranın, 2499 sayılı SPK kanunun 22. maddesinin 2. fıkrası ve 31. maddesi kapsamında çıkartılan 130 nolu tebliğ kapsamında gönderildiği, teminatların kurul adına Takasbank’a yatırılacağı ve 3. kişi tarafından tevdi edildiğinde bir temlikname ile teminata ilişkin hakların şirkete devredilmesi gerektiğinin düzenlendiği, davaya konu bedelin emanete alınan bir bedel olarak şirket kayıtlarına yansıtıldığı, bu konuda yönetim veya genel kurul kararı olmadığı, davacının ödediği bedel itibariyle 3. kişi durumunda olduğu, davacının bir hakkının kalmadığına ilişkin imzalı adi yazılı belgenin soyut bir temlikten ibaret bulunduğu, BK’nın 132. maddesi kapsamında bir ibra sözleşmesinden söz edilemeyeceği, davalı şirket imzasının yer almadığı, davalının mülkiyetine girmeyen bu bedel itibariyle Takasbanktaki miktarın niteliği itibariyle sermaye borcu kapsamında ödenen bir bedel olmadığı, bu tür bir ödemenin ortaklığa karşı bir borç olduğu, öz sermaye yeterliliğine ilişkin olarak yapılan bu ödeme bakımından davacının 3. kişi sıfatıyla teminat verme amacıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, davasında haklı olduğu gerekçesiyle 88.000.00 TL tutarındaki alacağın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.509,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.