Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18086 E. 2014/9233 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18086
KARAR NO : 2014/9233
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2010/794-2013/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ……Bankası’ndaki hesabından, bilgisi ve talimatı dışında, internet bankacılığı dolandırıcılığı suretiyle 10.000 TL’nin başka bir şahıs adına aktarıldığını, paranın bir kısmının müvekkilinin talimatı üzerine blokeli vaziyette olduğunu, davalı bankanın bu olaydan kusurlu olduğunu, davalı bankanın uhdesindeki paranın güvenliğini sağlayamadığını ve müvekkilinin dolandırılmasına sebep olduğunu ileri sürerek, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup,maddi tazminat talebini ıslah yolu ile 10.590,42 TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sistemlerinde herhangi bir saldırı tespit edilmediğini, davacının şifre, parola ve cep telefonu sim kartının başkalarının eline geçmesinde bankalarının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili bankanın internet güvenliği konusunda gerekli uyarıları müşterilerine yaptığını, buna rağmen müşterinin parolasının ele geçirilmesinin tamamen işlem yaptığı bilgisayar güvenliğinden kaynaklandığını, bankanın işlem yapılan bilgisayarların güvenliğinden ve sahte kimlikle yenilenen sim karttan sorumlu tutulamayacağını, banka tarafından sunulan güvenlik uygulamalarının davacı tarafından kullanılmadığının tespit edildiğini, davalı bankanın bu olayda herhangi bir kusuru olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı nezdindeki hesapta bulunan davacıya ait paranın 3.kişilerce internet yöntemleriyle usulsüz olarak havale edilmesinde davalının tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davacının zararının 9.500,42 TL olarak tespit edildiği, her ne kadar davacı eylem neticesinde manevi zarara da uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de eylemin konusu gereği, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 9.500,42 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 624,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.