Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18143 E. 2014/2089 K. 07.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18143
KARAR NO : 2014/2089
KARAR TARİHİ : 07.02.2014

MAHKEMESİ : … 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2012 gün ve 2010/123-2012/85 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.06.2013 gün ve 2012/15796-2013/12755 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”…” ibareli markaları ile ”… …” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının müvekkili markası ile iltibas oluşturacak şekilde “… …” ibaresini kullandığının tespit edildiğini, bu kullanımın müvekkilinin hem marka hem de ticari unvan üzerindeki haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili markalarının inşaat sınıfını kapsayan 25. ve 37. sınıflar için de tescilli olduğunu belirterek müvekkili markalarına tecavüzün önlenmesini, ”…” ibaresinin davalının iş evrakları, levhaları ve tabelalardan silinerek çıkarılmasını, davalı tarafça kullanılan ”… …” ibaresindeki ”… kelimesinin iptalini, 556 sayılı KHK’nın 62, 66/b ve 67. maddeleri kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 350.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının ve kapsadıkları sınıfların farklı olduğunu, davacının inşaat sektöründe kullanımının bulunmadığını, marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, hitap edilen tüketici kitlesinin farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 18.06.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.