Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18211 E. 2014/6979 K. 09.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18211
KARAR NO : 2014/6979
KARAR TARİHİ : 09.04.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2010/133-2013/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında, davalının dava dışı “… Plastik ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’nin %5’lik hissesini 96.000 TL bedel karşılığında müvekkiline satacağı ve yeni kuracağı hastahaneye ortak yapacağı vaadiyle sözleşme yapıldığını, müvekkilinin davalıya 55.000,00 TL ödeme yaptığını, aradan geçen zamana rağmen davalının sözleşme gereğini yerine getirmediğini, müvekkilini oyaladığını, ödediği parayı geri alamadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş mahkemesinin görevli olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerli olmadığını, geçerli olsa bile sözleşmenin tarafının dava dışı şirket olduğunu, temerrüde düşmediklerini, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 55.000 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı takip talebinde geriye dönük olarak davalıya ödeme yaptığı tarihten itibaren %27 oranında yasal faiz talebinde bulunmuşsa da davacı takip tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürmediğinden ve taraflar şirket ortağı olup, tacir olduklarına dair delil mevcut olmadığından davacı ancak takip tarihinden itibaren takip tarihi itibariyle geçerli olan %9 oranında yasal faiz talep edebilir. Bu nedenle, mahkemece bu istemlerin de kabulü sonucunu doğuracak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmekte ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “takibin devamına” ibaresinden sonra gelmek üzere “davalı icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden faizin icra takip tarihinden başlatılmasına ve alacağa %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.