Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18255 E. 2014/6981 K. 09.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18255
KARAR NO : 2014/6981
KARAR TARİHİ : 09.04.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2011/506-2013/155

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2013 tarih ve 2011/506-2013/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından yanlışlıkla davalılardan E.E. Tes. Tic. Ltd. Şti’nin, diğer davalı banka nezdinde bulunan hesabına, internet bankacılığı aracılığıyla 4.100,00 TL havale edildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında yıllardır herhangi bir borç ve alacak ilişkisinin bulunmadığını bu nedenle davalı şirkete internet bankacılığı yolu ile bir ödeme yapmalarının söz konusu olamayacağını, davalı şirketin hesabına yanlışlıkla gönderilen 4.100,00 TL’nin ödenmesi konusunda davalı bankaya yapılan yazılı başvuruya olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediğini, paranın iade edilmediğini ileri sürerek, 4.100,00 TL’nin davalılardan zincirleme sorumluluk esasları dahilinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davalılar arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını ve sözleşme gereğince davalı şirketin davalı Banka nezdindeki tüm hesapları ile hak ve alacakları üzerinde davalı Banka’nın rehin, hapis, takas ve mahsup hakları bulunduğunu, havale edilen miktarın havale alıcısının hesabına girmesinden sonra havale yollayıcısı tarafından sehven gönderildiği gerekçesi ile veya başka bir gerekçe ile geri alınmasının mümkün bulunmadığını, havale alıcısı diğer davalı şirket ile davalı Banka arasında borç riskinin bulunması ve kredi sözleşmelerinin ilgili maddelerinde yer alan düzenlemeler gereğince davalı bankanın davalı şirkete gelen havaleleri onun adına kabul etme ve takas hakkını kullanarak havale tutarlarını dilediği alacaklarına mahsup etme hakkının bulunması, havalenin yapıldığı hesap üzerinde hacizlerin bulunması karşısında, havale yollayıcısının havaleyi geri alma veya havaleden rücu etme imkanı teknik olarak mümkün olsa bile, somut olayda bu durumun mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı şirket hesabına hataen havale işlemi yapıldığı, havale edilen miktarın davalı şirkete ait olmadığı bu nedenle davalı Banka’nın bu miktar üzerinde tasarruf hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.100,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre çekişmesiz olduğu üzere davacı internet bankacılığı aracılığıyla yaptığı havale işlemiyle davalılardan E. E. Mak. Tesis. Tic. Ltd. Şti’nin diğer davalı Banka nezdindeki hesabına 4.100 TL transfer etmiş ve bu miktar alıcının hesabına intikal etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 461. maddesi gereğince, havale bedelinin davalı E.E. Mak. Tesis. Tic. Ltd. Şti. hesabına geçmesinden sonra davacının tek taraflı olarak havaleden rücu imkânı bulunmadığından, davalı Banka’nın davacının başvurusu üzerine diğer davalının hesabına geçen paranın iade edilmemesinde kusurlu olduğundan bahsedilemez. Bu durumda, mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınarak davalı Banka hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.