Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1827 E. 2014/8570 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1827
KARAR NO : 2014/8570
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2012
NUMARASI : 2011/360-2012/261

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/11/2012 tarih ve 2011/360-2012/261 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/05/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. C.. B.. ile davalı vekili Av. A.. K.. D.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ilk defa 24.02.2006 tarihinde akdedilen “Yetkili Servis Sözleşmesi’nin” 06.06.2007 tarihinde yenilendiğini, mezkur sözleşme ile davalı şirketin ürünlerinin bakım, ilk çalıştırma, onarım hizmetleri İstanbul Beykoz bölgesi öncelikli olmak üzere müvekkilinin yetkili servis hizmet alanı olarak tayin edildiğini, bu yetkinin ayrıca davalı şirketin satılan mamullerine eklenen belgelerde tüketicilere bildirildiğini, müvekkillerinin tüm yükümlülüklerine karşılık davalı şirketin yalnızca anılan hizmetleri yetkili servise yönlendirme borcu bulunduğunu, davacının yükümlülüklerini ilk günden itibaren eksiksiz olarak yerine getirdiğini, muhatap şirketi en iyi şekilde temsil ettiğini, davacının bu başarısının davalı tarafından keşide edilen ihtarname ile ikrar edildiğini, ancak tüm bu başarılara rağmen davalı şirketin bölge müşterilerini yetkili servise yönlendirmeyerek (bilerek ve kasten) müvekkilinin büyük zararlara uğramasına neden olduğunu, iktisadi olarak zaten zor durumda bırakılmış olan müvekkilinin işyerini/servisini kapatmaya zorlandığını, davacının davalı şirketin haksız ve akde aykırı fiilleri sebebiyle işletme giderlerini dahi karşılamayacak hale geldiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile istemini 33.000 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, yetkili servisin sürekli ve etkili hizmeti verebileceği uygun yerlerin, müvekkili şirket tarafından belirlenmekte olduğunu, davacının yetkili servis bölgesinden gelen çağrıların kendisine yönlendirilmemesi nedeniyle ekonomik yaşamının devam edemez hale geldiğini, kar kaybına uğradığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının davacıya keşide ettiği 18.04.2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, davalının sözleşmenin 6.1. maddesinde düzenlenen feshi ihbar süresine uyarak sözleşmeyi feshetmesi sebebi ile davacının ilke olarak sözleşmenin feshi sebebi ile uğradığı zararları talep edemeyeceği, ancak davalının sözleşme ilişkisinin devamı süresince akde aykırı davrandığı, davacının akde aykırı davranış sebebi ile uğradığı zararlarını ve kar mahrumiyetini davalıdan talep edebileceği, davacının talep edebileceği kar mahrumiyetinin 33.076,38 TL yapılan masraflar 53.834,95 TL olmak üzere toplam, 86.911,33 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece yoksun kalınan kar mahrumiyetine hükmedilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmesine davalının aykırı davranışı nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde 10.000 TL tazminatın tahsilini talep etmiş olmasına rağmen bu miktarın ne kadarının kar mahrumiyeti, ne kadarının masraf olduğuna ilişkin açıkça bir belirlemede bulunmamış, diğer bir deyişle zarar kalemlerini açıkça belirtmemiş, bilirkişi kurulu raporunun dosyaya ibraz edilmesinden sonra ıslah dilekçesi ile 33.000 TL kar mahrumiyetinin tahsilini istemiştir. Bu bağlamda, mahkemece, artık dava dilekçesindeki miktarın 5.000TL’nin kar mahrumiyeti, 5.000 TL’nin ise masraf kalemi istemine ilişkin olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.