YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18300
KARAR NO : 2014/7232
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 41. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2012/148-2013/175
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2013 tarih ve 2012/148-2013/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce Y. A.Ş’nin Eskişehir Şubesi’ne, 1999 yılında bankaya el konulmasından önce 1.500,00 TL mevduatını 21.12.1999 tarihinden 25.01.2000 tarihine kadar % 82 net faizi ile vadeli yatırdığını, paranın vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş. yönetimine BDDK tarafından el konularak yönetiminin TMSF’ye devredildiğini, daha sonra bankanın O. ile birleştirildiğini, O.’ın ise davalı Ing Bank olduğunu, parasının E.O.-S.adlı paravan kıyı bankasına aktarıldığını ve bugüne kadar paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 1.500,00 TL paranın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasını, vade sonunda fiili ödeme tarihine kadar da akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya devredilen Y. A.Ş. Eskişehir Şubesi hesabına yatırılan toplam 1.500,00TL ‘nin fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, dava konusu alacağın yurt içinde yatırılmış bir mevduat gibi değerlendirilmesi gerektiği 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/3 maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılmayacağı hükmü gereği, Y. A.Ş’nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek O.S. yönlendirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.500,00 TL alacağın dava tarihine kadar işlemiş 7.239,13 TL işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde 1.500,00 TL’nin bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanması ve vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar da akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece talep olmadığı ve harcı tamamlanarak müddeabih haline getirilmediği halde, işlem faizine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen Y.A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140’ıncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre de, davacı tarafından bankaya yatırılan dava konusu 1500,00TL için hesabın açıldığı tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, hesabın açılış tarihi olan 21.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar akdi faize hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.