Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18337 E. 2014/13845 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18337
KARAR NO : 2014/13845
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

Taraflar arasında görülen davadverilen 18.10.2012 tarih ve 2004/789-2012/522 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen protokolün 4.8 ve 4.9. maddelerine göre müvekkilinin 955 sigortalı veya hak sahibi için ödeme yapılmak üzere davalı bankaya yatırdığı ancak hesaptan çekilmeyen en az 6 ay hesap hareketi görmeyen paraların müvekkili adına vadesiz mevduat hesabına aktarılması gerekirken bu işlemin yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.165.640,82 TL faiz alacağının ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayandığını 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın haksız olduğunu, faiz hesabının da yanlış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın protokole dayanması nedeniyle zamaaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafından protokole uygun olarak aktarımı yapılmamış, geciktirilmiş, hesaplar nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının toplam 251.574,28 TL alacağı bulunduğu, bu miktar faiz alacağı olduğundan faiz işletilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 251.574,28 TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı aleyhine davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin 19.544,45 TL olması gerekirken 19.54,45 TL yazılmış olmasının maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Reddedilen kısım yönünden davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti 46.471,99 TL olması gerekirken, 66.917,40 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının dördüncü paragrafındaki “66.017,40TL” ibaresi silinerek, yerine “46.471,99TL” ibaresi yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 13.425,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.