Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18352 E. 2014/2355 K. 11.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18352
KARAR NO : 2014/2355
KARAR TARİHİ : 11.02.2014

MAHKEMESİ : … … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (… Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 gün ve 2010/80-2012/149 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.09.2013 gün ve 2012/15927-2013/15097 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 1975 yılında kurularak başta deriler olmak üzere substrat, tekstil ürünleri vb için yüksek kalitede cila ve boya ürettiğini, 06/02/1991 tarih ve 124227 tescil nolu “…” markasının sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden kullanımını öğrenmeleri üzerine davalı şahsa ve sahibi olduğu … ve TİC A.Ş.’ye ihtarname gönderdiklerini, davalının hukuka aykırı kullanıma devam ettiğini, hakkında cezai takibat başlattıklarını, davalının adına haksız olarak tescil edilen 2006 46917 tescil numaralı “…” markasını … nezdinde tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını, müvekkilinin markasını taklit ettiğini, davalının kasıtlı olarak müvekkilinin markası ile iltibas yaratmak ve çıkar sağlamak amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, davalının fiillerinin ve her iki markanın birebir aynı gibi algılanmasına fırsat verecek şekilde kullanımın aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu, müvekkilinin yıllarca emek ve önemli kaynaklar harcayarak sağladığı ticari itibarından faydalandığını, markada kullanılan ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, kaldı ki davalının tescilli markasını da tescil edildiği biçimde kullanmadığını ileri sürerek davalı tarafından müvekkilinin markasına yapılan tecavüzün haksız kullanımın tespiti, durdurulması, tecavüzün giderilmesine ve davalı adına … nezdinde tescilli 2006 64917 tescil nolu “…” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve ticari sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraf markalarının okunuşları ve kulakta kalan tınısı aynı olduğu gibi, yazılış ve genel görünüşlerinin aynı olduğu, markalar karşılaştırıldığında iltibasın var olduğu sonucuna varıldığı, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, markaların aynı sınıflarda tescilli olduğu, aynı faaliyet alanındaki davalının davacı şirketten ve markasından habersiz olmasının mümkün olmadığı ve TTK’nın 20/II maddesi kapsamında tacirlerin basiretli davranmak zorunluluğu olduğu, bu kapsamda davalı
firmanın markasını ve ticaret unvanını seçerken aynı sektörde faaliyet gösterenlerle iltibas teşkil etmeyecek bir markayı seçip tescil ettirmeleri gerektiği, davacının markasının sektörde tanınmış marka olması karşısında davalının bu seçiminin iyi niyetli olmadığı, dolayısıyla markanın hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının tescil edildiğinden farklı biçimde marka kullanımı dikkate alındığında davacı markasına tecavüz oluşturduğu, davalı ürün ambalaj ve renklerinin davacınınkilerle iltibas oluşturduğu, söz konusu durumun haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle açılan davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalının temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.