YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18434
KARAR NO : 2014/18523
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2013 tarih ve 2012/34-2013/220 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.11.2014 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. … ile davalı-karşı davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya ait üretim, işletme ve pazarlama sistemine dahil unsurların kendi işyerinde uygulanması amacıyla taraflar arasında akdedilen “İsim Hakkı Sözleşmesi” uyarınca sisteme katılım bedeli olan 23.600 ABD Doları karşılığı 42.000,00 TL’nin davalıya ödendiğini, ancak sözleşme imzalanmadan önce yapılan ön görüşmelerde belirtilen fire ve net kar oranlarının gerçek durumu yansıtmadığının 12 günlük eğitim süresinde görülmesi üzerine sözleşmenin objektif nedenlerle feshi şartlarının oluştuğunu, davalı tarafça da sözleşmenin feshedildiği bildirilerek, yatırılan paradan 33.000,00 TL’nin iade edildiğini, ancak ihtarname keşide edilmesine rağmen kalan 9.000,00 TL’nin iade edilmediğini ileri sürerek, davalıya ödenen 42.000,00 TL’den müvekkiline iade edilen 33.000,00 TL’nin sözleşmenin feshi tarihinden davalının uhdesinde kaldığı tarihe kadar olan dönemdeki ticari faizi ile iade edilmeyen 9.000,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının franchise sözleşmesini haksız ve ticari güven ilkesine aykırı olarak tek taraflı bir şekilde feshettiğini, sözleşme uyarınca sisteme katılım bedeli olarak ödenen miktarın iadesinin istenemeyecek olmasına rağmen müvekkilinin iyi niyet göstergesi olarak davacı tarafa katılım bedelinin 33.000,00 TL’sini iade ettiğini, kalan 9.000,00 TL’nin ise yapılan masraflar ve maddi zarar karşılığı olarak kestiğini, bu nedenlerle davacının istemlerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiş; açılan karşı davada ise davacının sözleşmeyi tek taraflı irade beyanı ile feshetmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar karşılığı şimdilik 5.000,00 TL manevi, 4.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, davalının maddi ve manevi zararı bulunmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmeden dönme iradesinin davalı-karşı davacı tarafça zımnî olarak kabul edilerek sözleşmenin karşılıklı mutabakatla sona erdirildiği, bu durumda tarafların sözleşme gereğince aldıklarını karşılıklı olarak iade ile yükümlü oldukları, iadeyle yükümlü olduğu kabul edilen davalı-karşı davacı, iyiniyetle yaptığı makul düzeydeki masrafları davacı-karşı davalıdan talep (yahut borcundan mahsup) edebileceği, davacı-karşı davalının aldığı eğitimlerin karşılığı ile sair ek giderleri toplamının 3.000 TL olduğu, bu miktarın davalı-karşı davacı tarafından davacıya iade edilmeyen 9.000 TL’den düşüldüğünde asıl davada 6.000,00 TL’nin davacı-karşı davalıya iadesinin gerekeceği; karşı dava ile ilgili olarak da sözleşmenin mutabakatla sona erdirilmiş olması ve asıl davadaki mahsubu gereken kısım dışında bir maddi zararın varlığı somut şekilde açıklanıp delillendirilmediği, sözleşmenin mutabakatla sona erdirilmiş olmasından dolayı kişilik hakları zedelenmediğinden manevi zararın oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taraflar arasında akdedilen “İsim Hakkı Sözleşmesi”nin taraflarca karşılıklı mutabakatla sona erdirilerek davalı tarafça davacıdan tahsil edilen sisteme katılım bedelinin bir kısmının da iade edildiği, iade edilmeyen miktarın ise yapılan masraf ve uğranılan maddi zarar karşılığı kesildiğinin savunulduğu, yapılan yargılamada davalının masraflarının 3.000,00 TL olabileceği, masrafın dışında uğranılan bir maddi zararın varlığının da kanıtlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede sisteme katılım bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme mevcut ise de tarafların aralarındaki sözleşmeyi mutabakatla sona erdirmiş olmaları ve davalının kısmi iadede bulunmuş olması karşısında bu husus nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olup, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınıp davacı-karşı davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 307,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.