Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18623 E. 2014/2968 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18623
KARAR NO : 2014/2968
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 gün ve 2011/519-2012/301 sayılı kararı reddeden Daire’nin 14.09.2013 gün ve 2012/17942-2013/15708 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan olan alacağının davalılar tarafından müvekkilinin reklam yayınının yapılarak ödenmesinin taahhüt edildiği halde bu taahhüdün yerine getirilmediğini ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklı yayın hakkının kullanılmasını veya bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Somut uyuşmazlıkta mahkemenin gerekçeli kararı, davacı adına vekili Av. …’a tebliğ edilmişse de anılan vekil, Av….’un davacı ile aralarındaki 01.04.2011 tarih ve 10391 yevmiye numaralı vekaletnamesine dayanarak düzenlediği 22.12.2011 tarihli yetki belgesi ile yetkilendirilmiştir. Yetki belgesinin düzenlendiği 22.12.2011 tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 74. maddesi uyarınca, vekaletnamesinde açıkça yetki verilmemişse vekil, başkasını tevkil edemez. Av. Mustafa Remzi Ersoy ile davacı arasındaki 01.04.2011 tarih ve 10391 yevmiye numaralı vekaletnamede de başkasını tevkil yetkisi bulunmamaktadır.
Dolayısıyla mahkemece davacı adına Av. …’a yapılan karar tebliği geçersiz olduğundan, sonradan davacı vekili Av. …’a yapılan 05.09.2012 tarihli karar tebliği geçerli ve anılan vekil tarafından 18.09.2012 tarihinde bulunulan temyiz istemi süresindedir. Bu durum karşısında davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair Dairemizin 14.09.2013 gün ve 2012/17942 E.-2013/15708 K. sayılı ilamımızın kaldırılarak, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; öncelikle davacı vekilinin temyiz itirazlarının duruşmalı olarak incelenmesini talep ettiği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu isteminin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı vekilince sunulan 10.12.2009 tarihli dilekçe ile dava değerinin 8.000 TL. olduğu bildirilmiştir. Dava konusu meblağ 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 3156 SK. ile değişik 438. maddesi uyarınca duruşma sınırı olan 17.220 TL’nin altındadır. Ayrıca uyuşmazlık, aynı Yasa maddesi uyarınca miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerden de değildir. Kaldı ki temyiz eden davacı tarafından, duruşma yapılabilmesi için gerekli tebligat gideri de yatırılmamıştır. Bu durum karşısında anılan Yasa maddesi uyarınca, davacı vekilinin duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiştir.
3- Davacı vekilince, müvekkilinin … Radyo AŞ.’ye ait … Tv. (şimdiki … Tv) ile … Gazetecilik A….ye ait Türkiye Gazetesi’ne 1993 yılından beri verdiği araba, faks ve fotokopi makineleri vs. karşılık, gazete ilanı ve televizyon reklamı satın aldığı, daha sonra sadece televizyon reklamı ile ödemeyi kabul ettiği, bu kapsamda … Tv’nin reklam ve pazarlama kuruluşu … A.Ş. (yeni ünvanı … A.Ş.) ile protokol düzenlendiği, süresinde yapılan müracaata rağmen reklam yayınlarının tam olarak yapılmadığı ileri sürülmüştür. Mahkeme ise davacının … A….ye (yeni ünvanı Promaş A.Ş.) reklam gönderdiğini kanıtlayamadığı, reklam hakkının 31.12.2003 tarihine kadar kullanılması gerektiğinin protokolde belirtildiği, dava tarihine kadar bu sürenin çoktan geçmiş olduğu, diğer davalıların ise protokole taraf olmadıkları ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de davacı ile davalılardan … A.Ş. (eski … A.Ş.) arasındaki tarihsiz protokolde, davacının reklam hakkını 31.12.2003 tarihine kadar kullanmak zorunda olduğu, kısmen dahi olsa kullanmazsa davacının bir hak iddia edemeyeceği belirtilmiştir. Ancak geçersizliği ileri sürülmeyen 18.10.2003 tarihli teslim ve tesellüm belgesi ile davacının, 03.07.2003 tarihinde adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilemeyen yayın listesi ve kasetini … A.Ş. yetkilisi Mehmet Albayrak’a teslim ettiği, yayın akışının belgede belirtildiği gibi yapılmasının, aksi halde durumun yazılı olarak bildirilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla mahkemenin davacı tarafından reklam hakkının protokolde belirtilen sürenin sonu olan 31.12.2003 tarihine kadar kullanılmadığına dair gerekçesi doğru değildir. Zira en azından 18.10.2003 tarihinde reklam filmlerinin teslim alındığı davalılardan … A.Ş. (eski … A.Ş.) yetkilisinin imzası ile sabittir. Her ne kadar … …nce keşide edilen 19.12.2003 tarihli yazı ile protokol gereği 28.800 sn. reklamlardan bu güne kadar gönderilenlerin tamamının yayınlandığı bildirilmişse de … A.Ş. (davalı … A.Ş.) tarafından bu savunmanın kanıtlanması gerektiği tabiidir.
Yine aynı tarihsiz protokolde Şubat 1994 ve 13.07.1994 tarihli reklam sözleşmelerine atıflar yapılmaktadır. Bu sözleşmeler davacı ile Türkiye Gazetesi genel baskısı için … … Ltd. Şti. (yeni unvanına göre davalılardan … İmar Ltd. Şti.) arasında, … Televizyonu için ise davacı ile … … TV reklam sorumlusu Saffet Karadavut arasında imzalanmıştır. Türkiye Gazetesi için … … A.Ş. imzalı sözleşmeler de sunulmuştur. Davalıların birden çok kez unvan değiştirdikleri somut uyuşmazlıkta, bu sözleşmeleri
imzalayan şirketlerin davalılar olup olmadığının, davalılar ise davalıların, … reklam ve pazarlama kuruluşu olduğu iddia edilen davalı … A.Ş. (eski … A.Ş.) tarafından imzalanan tarihsiz protokol ve 18.10.2003 tarihli teslim tesellüm belgesi karşısındaki durumlarının ayrıca incelenip değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve davacının alacaklı olduğu sonucuna varılmışsa da, yaptırılan bu inceleme yukarıda belirtilen değerlendirmeleri içermediği gibi hüküm kurulması için yeterli de değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafından reklam yayın listesinin ve kasetinin en geç 18.10.2003 tarihinde … A.Ş. (davalı …. A.Ş.)’ye teslim edildiğinin kabul edilmesi, davalıların pasif husumet ehliyetinin yukarıda açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve aralarında sektörden uzmanlar ve akademisyenlerin bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak alınacak raporun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Yukarıdaki bentlerde açıklandığı üzere, işbu kararla Dairemizce davacı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinden ve bu durumda Dairemizin işbu kararına karşı tüm tarafların karar düzeltme isteminde bulunma hakkı doğduğundan, mahkemece Dairemizin davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine dair işbu kararının, tüm taraflara tebliğ edilip taraflarca karar düzeltme itirazında bulunulması halinde, dosyanın karar düzeltme itirazlarının incelenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 14.09.2013 gün ve 2012/17942 E.-2013/15708 K. sayılı ilamımızın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin duruşma isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece Dairemizin işbu kararının taraflara tebliğ edilip karar düzeltme itirazında bulunulması halinde, karar düzeltme itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.