Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/18637 E. 2014/7421 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18637
KARAR NO : 2014/7421
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2013/125-2013/35

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2013 tarih ve 2013/125-2013/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde 25. sınıfta tescilli bulunan “ş.” markalarının, müvekkili şirket adına tescilli, tanınmış “p.” marka ve logoları ile iltibas oluşturması ve kötü niyetli tescil söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka ve logoların benzemediğini, iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü istenen davalının şekil markalarının, spor ayakkabısının yan kısmında büyük şekilde kullanımının, davacı tarafın tescilli tanınmış yan şerit marka ve logoları ile biçim yönünden ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturur şekilde benzerlik taşıdığı, ancak aynı şekil markasının ayakkabı üzerinde küçük şekilde kullanımının benzerlik taşımadığı, TPE nezdinde şekil ve logonun tescili boyuta göre yapılmadığından, davalının küçük şekilde kullanımının tesciline uygun kullanım olduğu, davalının büyük şekilde kullanımının ise bu davanın konusu olmayıp markaya tecavüz davasıyla incelenebileceğini gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu hükümsüzlüğü istenen 2008/26494 ve 2008/55381 sayılı markaların davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olmadıklarının belirlenmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalının tescilli markasını farklı bir şekilde kullanmasının davacı markaları ile iltibas oluşturduğu hususu dosyadaki bilirkişi raporlarında bildirilmiş ise de, mahkemece bu hususta açılmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa, dava dilekçesinde davalının tescilli markalarını iltibas oluşturacak şekilde kullanımı nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan bahisle tecavüzün önlenmesi talep edildiği gibi, yukarıda da belirtildiği üzere dosyaya sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda da dava konusu markaların tescil olunduğu şekilden farklı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı mütalaa edilmiştir. Bu durumda, aynı zamanda tescilli markanın tescil edildiği halinden farklı kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiasıyla 556 sayılı KHK’nin 9. ve 61. maddelerine dayalı bir uyuşmazlık bulunduğu da dikkate alınarak bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken marka hakkına tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.