YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2575
KARAR NO : 2014/9981
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.10.2012 tarih ve 2011/166-2012/224 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av….ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 11.05.2009 tarihli sözleşmeye göre davalı tarafın bedel karşılığında müvekkiline ait ürünleri … No:31 Mahmutbey … adresinde bulunan tesisinde depolama ve söz konusu ürünleri bu depodan müvekkilinin ülke genelindeki müşterilerine eksiksiz ve tam bir şekilde dağıtım ve teslim işini üstlendiğini, sözleşmenin ifası sırasında 08.09.2009 tarihinde yaşanan sel felaketinde müvekkilinin ürünlerinin davalıya ait depoda kullanılamaz şekilde hasara uğradığını, bunun üzerine tarafların sözleşme çerçevesinde hasar gören ürünlere ilişkin 08.10.2009 tarihinde sayım ve stok mutabakatları yaparak hasarlı ürünlerin listesini oluşturup hasar bedelinin 2.425.632,85 TL (+KDV) olduğu hususunda karşılıklı mutabakatı içeren tutanağı imzaladıklarını, davalı tarafın hasar tarihinden bugüne kadar müvekkili şirkete toplam 1.775.253,26 TL ödeme yaptığını, bu durumda davalının işbu hasar nedeniyle müvekkiline eksik ve geç ödeme sebebiyle faiz borcu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan alacaklarının şimdilik 200.000 TL’sinin davalının temerrüt tarihi olan 08.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.07.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla 726.923,16 TL maddi tazminatın 08.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, sel felaketinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından genel hayatı olumsuz yönde etkileyen afet kapsamına alındığını, sözleşmenin 11. maddesinde mücbir sebebin düzenlendiğini, davacı tarafa ait ürünlerin hasarlanmasında müvekkilinin hiçbir kusuru ve dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, yine sözleşme kapsamında davacı tarafa ait ürünlerin davacı lehine olmak üzere 3. kişi lehine Sınai/Ticari Yangın Sigorta
Poliçesi ile sigorta ettirildiğini, poliçede yer alan muafiyet kapsamında sigorta şirketinden alınan 1.775.253,26 TL’nin davacı tarafa aktarıldığını, ürünlerin birim fiyatlarına ilişkin veya hasar bedeli konusunda müvekkili şirketin mutabakatının bulunmadığını, belirtilen liste üzerinde sigorta eksperi tarafından yapılan tespit neticesinde depoda bulunan hasarlı ürünlerin değerinin 2.352.863,86 TL olarak tespit edildiğini ve bu değer üzerinden muafiyet düşülerek müvekkiline ödeme yapıldığını ve davacı tarafa aktarıldığını, davacı taraf dahi kendisine ait ürünlere sel ve su baskını teminatı olan Yangın Sigorta poliçesi ile sigortalatmış olsaydı bile yine muafiyet nedeni ile alabileceği maksimum tutarın müvekkilinin davacı tarafa ödeyeceği bedel olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülükleri kapsamında muhafazası altında bulunan davacı taraf mallarında 08.09.2009 tarihinde oluşan zararın sel baskını neticesi oluştuğu, davalının ve eylemlerinden sorumlu olduğu şahısların özen yükümlülüğünün kusurlu ihlali sonucu meydana gelen zararın söz konusu olmadığı, davalı tarafından ödenen primler kapsamında davacı lehine öngörülen muafiyet ile birlikte sınai/ticari yangın sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan emtialarda oluşan hasar dolayısıyla dava dışı … A.Ş’den alınan 1.775.253,26 TL’nin davacı tarafa aktarıldığı, davalının oluşan zarardan akdi veya akit dışı sorumluluk yükümlerine göre sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.