Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2580 E. 2013/19537 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2580
KARAR NO : 2013/19537
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/07/2012 tarih ve 2011/219-2012/851 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, özelleştirme kapsamına alınan davalının, Türk Boğazlarında ve İzmir’de vermekte olduğu klavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden çekilmesine, bu hizmetler ile ilgili ve bu hizmetlerde kullanılan TDİ’ye ait bina, ekipman ve demirbaşların müvekkili müdürlüğe bilabedel devredilmesine karar verildiğini, anılan karar uyarınca 11.06.2010 tarihli devir teslim protokolü imzalandığını, bu protokol çerçevesinde davalıdan devralınan Harem, Kavak, Lapseki, Mehmetçik’te bulunan depo ve dubalardaki ÖTV’siz yakıtın depolara alınmasına ve pilot botlara yakıt verilmesi esnasında kullanılan yakıt tanklarına ait 7 adet sayacın İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yapılan kontrolünde 3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile ilgili yönetmelikler çerçevesinde iki yılda bir yaptırılması gereken periyodik muayenelerin yaptırılmadığı, damga süresi dolmuş sayaçlar olduğu gerekçesiyle sayaç başına 1.444 TL’den olmak üzere 8.008 TL idari para cezası uygulandığını, müvekkilinin süreli işlem nedeniyle peşin ödeme indiriminden yararlanarak 02.08.2010 tarihinde 6.006 TL idari para cezasını ve 261,10 TL damga harcını ödediğini, bu idari para cezasından davalının sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek, 6.267,10 TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzalanan protokol kapsamında yapılan devrin TTK veya BK anlamında bir devir olmadığını, müvekkiline ait tüm bina, ekipman ve personelin bila bedel davacıya devredildiğini, davacı kuruma geçmiş borçlar ile ilgili bir taahhütte bulunulmadığını, kamu hizmetinde sürekliliğin esas olduğunu, deniz vasıtalarının yakıt sarfiyatlarını kontrol etmek ve akaryakıt depolarına takılan yakıt sayaçlarını takip ve kontrolün devredilen personelin sorumluluğunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu tanker sayaçlarının en son 2007 yılında damgalanmış olduğu, tanker sayaçlarının iki yılda bir yapılması gereken periyodik muayenelerinin Ölçü ve Ölçe Aletleri Muayene Yönetmeliği’nin 9/1 maddesi a bendi uyarınca zorunlu olduğu, iki yılda bir yaptırılması gereken muayenenin en son 2009 yılında dolmuş olduğu, taraflar arasında yapılan devir protokolünde mali bir yükümlülük bulunmamakla birlikte davalı tarafından öngörülmesi gereken ve mevzuat gereği onun tarafından daha önce yaptırılması gereken bir mali yükümlülüğün söz konusu olduğu, dolayısıyla davaya konu tanker sayaçlarının iki yılda bir yapılması gereken periyodik bakımlarının devir teslim protokol tarihi olan 11.06.2010 tarihinden önce dolmuş olması nedeniyle ve belirtilen tarihten önce tanker sayaçlarının mülkiyeti davalıda bulunduğundan davacı tarafın talebinde haklı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.267,10 TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık işletmenin devir tarihinden önce yaptırılması gereken kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle, işletmenin devredilmesinden sonra tahakkuk ettirilen idari para cezasından devreden davalının mı, yoksa devralan davacının mı sorumlu olduğu noktasındadır. İşletme, özelleştirme mevzuatı kapsamında bila bedel devredilmiş olup 11.06.2010 tarihli devir protokolünde de geçmişten kaynaklanan borçlardan devredenin sorumlu olacağına dair bir hüküm mevcut değildir. İşletme aktif ve pasifiyle birlikte davacıya geçtiğinden, geçmişten kaynaklanan borçlardan da davacı sorumludur. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.