YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3030
KARAR NO : 2013/12403
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 gün ve 2010/357-2010/266 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.11.2012 gün ve 2012/7571-2012/19221 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile şirketin hissedarlarından olan … , … ve … ‘ın 2005 yılından beri müvekkili bankanın müşterileri olduğunu, … ve … tarafından müvekkili bankaya 7.000.000 USD mevduat tevdi edildiğini, davalı ve anılan ortakların türev işlemleri sonucu yaklaşık 2.500.000 USD gelir elde ettiklerini, davalı şirketin bir kısım türev işlemlerinden dolayı müvekkili Bankanın maddi yönden ciddi zarara uğradığını, mahsup işlemine rağmen davacı zararının dava tarihi itibariyle 13.137,37 YTL olduğunu ileri sürerek, bu meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki türev işleminin tasfiye edildiğini, davacının iddia ettiği şekilde ve miktarda türev işlem alacağının doğmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kesinlikle borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşme gereğince davacı bankanın davalı şirketin kendi nezdinde bulunan hesabından mahsuplaşma yapmak durumunda olduğu, davalı şirketin nezdinde bulunan 150.435,75 TL tutarlı parasından mahsubu yapmayarak zararının artışına neden olduğu, davacı tarafın elinde olanak varken mahsubu yapmayarak zararın artmasına neden olmasından davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 27.11.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.