Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/326 E. 2013/17146 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/326
KARAR NO : 2013/17146
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.09.2012 tarih ve 2012/261-2012/969 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın imal ve satışı müvekkili tarafından yapılmakta olan Pinoli, Japone ve … isimli pastaları aynı isim, tat ve şekil ile satmaya başladığını, davalının müşterileri yanıltarak haksız kazanç sağladığını ve bu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesini ve 5.000,00 TL maddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından çikolatalı, çilekli gibi genel isimler altında pasta satışı yapıldığını, kendileri tarafından yapılan pastaların gerek isim ve gerekse şekilleri itibariyle davacı ürünleriyle benzeşmediğini, bu nedenle 556 Sayılı KHK hükümlerine aykırılıktan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 13.12.2011 tarih, 2010/6909 E. 2011/16935 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, haksız rekabetin tespit ve men’ine yönelik hükmün kesinleştiği, davacının haksız rekabet oluşturan eylem nedeni ile zarara uğradığı, zararın haksız rekabet oluşturan eylem nedeni ile davacının elde etmekten mahrum kaldığı kazanca karşılık gelmekte olup, bunun saptanamadığı durumlarda BK’nın 42. ve 43. maddeleri uyarınca zararın belirlenmesi gerektiği, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle haksız rekabetin tespit ve menine yönelik hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL’nin ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 426,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.