Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3465 E. 2013/19800 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3465
KARAR NO : 2013/19800
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

Taraflar arasında görülen davada Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2012 tarih ve 2009/121-2012/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, Ziraat Bankası Şavşat Şubesi’nde vadesiz mevduat hesabının bulunduğunu, yaklaşık 2 yıldır ticari faaliyetini değiştirdiği için çek ihtiyacı olmadığından bankadan yeni çek defteri talep etmediğini, imzalayıp ödemediği çeki bulunmamasına rağmen, adına düzenlenmiş çek karnesinin daha önce birlikte çalıştığı dava dışı kardeşi H.. Y..’a kendisinin rızası dışında ve yetkisizce davalı banka personeli tarafından verildiğini ve çek karnesinin bu kişi tarafından imza edilerek kullanıldığını öğrendiğini, ödenmeyen çekler nedeniyle icra takiplerine maruz kaldığını ileri sürerek, davalı tarafından yetkisizce verilen çeklerin tespit edilerek ödeme yasağı konulmasına, imzasını taşımayan çeklerden dolayı yapılmış veya yapılacak icra takiplerinin iptaline, kredi sicilinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, daha sonra davasını ıslah ederek, diğer taleplerinden vazgeçtiğini, davalının Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sırasında yalan ve yanlış bilgi vererek kendisinin 15.000,00 TL adli para cezasına mahkum olmasına neden olduğunu ileri sürerek, verilen cezanın karşılığı olarak 15.000,00 TL maddi tazminat ve ayrıca olay nedeniyle yaşadığı yıkımın manevi tesellisi olarak 3.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel vekaletname ile dava dışı kardeşi H.. Y..’u vekil tayin ettiğini, çek defterinin de bu vekaletnamede tanınan ahzu kabz yetkisine istinaden ve davacının sözlü talimatları ile müvekkili banka görevlisi tarafından dava dışı H.. Y..’ a teslim edildiğini, karşılıksız çıkan çekler sebebiyle açılmış dava dosyalarında ve savcılık soruşturmalarında, davacının kardeşinin de, davacının bu durumdan haberdar olduğuna ve kendisinin talimatları doğrultusunda çekleri keşide ettiğine dair ifadelerinin yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankanın haksız fiili nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığına dair yeterli delil bulunmadığı ve davacının maddi ve manevi zararlarının davalı bankanın haksız fiilinden kaynaklandığının tespit edilememiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı bankanın kusurlu olarak davacıya ait çek karnelerini davacının kardeşine vermesi nedeniyle, davacı aleyhine ceza davaları açıldığı ve davacının icra takiplerine maruz kaldığı anlaşıldığına ve ispat yükü kendisinde bulunan davalı bankanın da bu olgunun davacının vekaleti ile gerçekleştiğini veya davacının icazetinin var olduğunu kanıtlayamaması karşısında, bu eylemin imtiyaz sureti ile faaliyet gösteren davalı banka bakımından kusur teşkil ettiği ve davacının da bu kusur nedeniyle manevi zarara uğradığı sabit olduğu halde, bu istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.