Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3605 E. 2013/20118 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3605
KARAR NO : 2013/20118
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2012 tarih ve 20107674-2012/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın Ankara Finans Market Şubesi’ndeki hesapları üzerine yapmış olduğu incelemeler sırasında 22.05.2006 tarihinde müvekkili adına açılmış bir hesaba rastladığını, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın açılan hesabın yine müvekkilinin rızası dışında işlem gördüğünün anlaşıldığını, davalı ile yapılan şifahi görüşmeler sonunda anılan hesapta biriken 22.460.687,90 TL’nin müvekkilinin cari hesabına aktarıldığını, ancak müvekkilinin kira gelirinden bir kısmının biriktiği hesapta bulunan paraya faiz uygulanarak zararın karşılanmasına ilişkin talebinin sonuçsuz kaldığını ve davalı bankanın hukuka aykırı işlemi sonucunda müvekkilinin zarara uğradığını, öte yandan müvekkilinin son derce yüksek bir meblağın varlığından habersiz olması sebebiyle yatırım işlerinde kullanılmak üzere 15/01/2009 tarih ve 154 numaralı kararına istinaden T. Halk Bankası Kurumsal Şubesi’nden kredi kullandığını, bu nedenle de kullanılan kredinin 22.460.687,90 TL’lık kısmına isabet eden 1.803.318 TL fazladan faiz ödemek ve 1.589.716 TL teminat mektubu komisyonu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, müvekkili adına ve fakat bilgisi dışında ve onayı alınmaksızın açılmış olan hesaba aktarılan her bir tutara aktarıldığı tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek bileşik faiz ve her ay yatan paraya tekabül eden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz uygulanması kaydıyla şimdilik 6.372.647 TL tutarındaki faiz kaybının, kullanılan kredi nedeniyle ödenen 1.803.318 TL faiz ve 1.589.716 TL teminat mektubu komisyonu bedelinin davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş, 01/03/2012 tarihli dilekçesiyle HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak 6.372.674 TL faiz kaybına ilişkin talebini 3.355.613,55 TL artırarak 9.728.287,55 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının kira gelirinin toplandığı hesaptan haberinin olmadığı yönündeki iddianın doğru olmadığını, davacının kendi kusurundan meydana gelen zararı müvekkiline yüklemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haberi olmadan hesap açan ve yaklaşık 4 yıl süre ile davacıya ihbar ederek yazılı talimatına göre hareket etmeyen, parayı hesapta vadesiz olarak bekleten davalının, davacının faize ilişkin kaybından sorumlu olduğu ancak bu talep ile davacının kredi çektiği için fazladan zarara girdiği iddiası arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının faiz istemine yönelik talebinin 2.284.032,74 TL’lik kısmının kabulü ile bu tutarın 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 122.334,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.