Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3692 E. 2013/19510 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3692
KARAR NO : 2013/19510
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2012 tarih ve 2012/61-2012/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski hissedarları olduklarını, 22.02.2007 tarihli satış anlaşması gereği şirket hisselerinin … eşi …, çocukları …, … ve …’a satılmasının kararlaştırıldığını, hisse devirlerinin yapıldığını, sözleşmenin 8. maddesinde belirtilen tüm borçlardan yeni alıcıların sorumlu olduğunu, sözleşme haricinde ortaya çıkacak tüm borç ve yükümlülüklerden davalıların sorumlu olacaklarının belirtildiğini, şirketin 6111 sayılı yasa kapsamında borç taraması yapıldığını, 2003-2006 tarihleri arasında damga vergisi borcunun olduğunun saptandığını ve bu borcun ödendiğini, bu bedelden davalıların sorumlu olduğunu, yine sözleşmenin 9. maddesinde tüm araçların yeni alıcılara teslim edileceğinin belirtilmesine rağmen şirkete ait … plakalı aracın satıldığını, yeni şirket yetkililerinin bu aracın bedelinin geri ödenmesini talep etmişler ise de ödeme yapılmadığını, davalıların sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, 18.000 TL’ nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin satış anlaşmasına taraf olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, hisse devri itibari ile ödenmemiş bir vergi borcu bulunmadığını, araç satışı nedeni ile bir zarar oluşmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, dava mahiyeti itibariyle alacak davası olduğu, davacı şirket tarafından 6111 sayılı yasa kapsamında borçların belirlenerek takside bağlanarak ödenmesi nedeniyle şirket ortaklarından bu bedelin tahsilini talep ettiği, HMK 14. maddesi uyarınca ortaklık ve tüzel kişilerin ortağına karşı açtığı davalarda tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın kararın kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve görevli Kadıköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, harç ve masrafların yetkili mahkemece dikkate alınmasına, karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin davalı eski ortaklardan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, HMK. nun 14/2. maddesine göre şirketle ortakları arasındaki davalarda şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Somut olayda, davalılar 22.02.2007 tarihinde hisselerini devretmek sureti ile şirket ortaklığından ayrıldıklarına göre işbu davanın açıldığı 05.03.2012 tarihi itibari ile şirket ortağı değillerdir. Bu durumda, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, mümeyyiz davalı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya …’a iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.