Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4382 E. 2013/20208 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4382
KARAR NO : 2013/20208
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2012 tarih ve 2012/104-2012/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002-2004 yılları arasında davalılardan Soley Turizm Ltd. Şti.’nde işçi olarak çalıştığını, sonrasında maaş ve haklarının verilmemesi üzerine şirketten ayrıldığını, hakettiği ücretler için İş Mahkemesine müracaat ettiğini; fakat mahkemece ilgili kurumlardan belge istenmesi üzerine davalı şirkete 2/200 hisse ile ortak olduğunu öğrendiğini, halbuki müvekkilinin böyle bir ortaklığının söz konusu olmadığını, ortaklığı doğuracak hiç bir imza atmadığını, bu nedenle ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu, açılan kamu davası sonucunda davalılardan …’nun ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirketin karar defterine suça konu 30/03/2004 tarihli kararı yazarak davacıyı şirkete ortak olarak gösterdiği ve belgede davacının ismi altındaki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edilerek mahkemece cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının imzası taklit edilerek yapılan ortaklar kurulu toplantısının ve bu toplantıda davacının 2/200 hisse karşılığı ortaklığa kabulüne ve pay defterine işlenmesine dair verilen kararın yine davalı … tarafından noterde onaylatılarak 02/04/2004 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’na tescil edilerek ilan edildiğini, yapılan işlemin sahte olduğunu ileri sürerek, …’nun kayıtlarında %99 olarak görünen ortaklık kaydının düzeltilmesine, yine davacının davalı şirkete 2/200 hisse ile ortak olmadığının tespiti ile kaydının silinmesine, ortaklık durumunun devirden önceki hale döndürülerek ortak olarak davacı yerine eski ortak …’nun isminin yazılmasına, şirketin borçları nedeniyle SGK İl Müdürlüğü tarafından davacının mal varlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının noter hisse devir sözleşmesine dayanılarak İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nca ortak olarak kaydının yapıldığını, şirket merkezinin sonrasında Antalya’ya taşındığını, noter hisse devir sözleşmesinde davacının imzasının bulunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili 20/11/2012 havale tarihli beyan dilekçesinde, yapılan hisse devrinin TTK.’nun 521. maddesine uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, karşılıklı muvafakat ve devir yapıldığını, davacının da bizzat sözleşmeyi imzaladığını, iki ortaklı olan şirketin tüm ortaklarının muvafakat ederek pay defterine işlendiğini, davacının muvafakatının gerekli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacıya hisse devrinin noterde yapıldığını, mahkemeden almış olduğu cezanın hisse devir sözleşmesiyle ilgili olmayıp, şirket karar defterinin şirketin merkezini taşımak için attığı imzadan dolayı verildiğini, davacının şirket ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından noterde yapılan devir sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmediği gibi, noterde resmi olarak yapılan pay devrine ilişkin sözleşmenin sahteliği konusunda herhangi bir iddia ve dava da bulunmadığı, davalı şirketin iki ortaklı olup, ortaklardan …’nun hissesini davacıya devretmiş olup, diğer ortak …’nun da pay devrine muvafakat ederek pay defterine kararı işlemiş olduğu gibi, şirketteki hisse oranının da 3/4’ün üzerinde olduğu, buna göre, ortakların devre muvafakat etmiş olması ve pay defterine kaydedilmiş olması, pay devrinin geçerliliği için hisseyi devralan davacının muvafakat ve imzasına gerek olmaması nazara alınarak yapılan hisse devrinin TTK.’nın 520. maddesine uygun bir şekilde gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6762 sayılı TTK 520. maddesi uyarınca pay devrine ilişkin sözleşmenin noterlikçe tasdiki ve pay ve paydaş çoğunluğunun 3/4’nün bu devre muvafakatının sağlanması gerekir. Her ne kadar mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacıya hisse devreden …’nun ortaklar kurulu kararında imzası yok ise de ortaklar kurulu kararında %99 paya sahip diğer ortağın imzasının bulunması ve devreden ortağın da noter sözleşmesinden dönüldüğüne dair herhangi bir itirazı mevcut olmadığından mahkemenin bu husustaki gerekçesi yerinde ise de davacı taraf noter sözleşmesindeki imzanın dahi kendisine ait olmadığını savunduğuna göre mahkemece davacıya noter hakkında da dava açması için mehil verilmeli ve açıldığında da iş bu dava ile birleştirilerek noter devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının incelettirilerek neticesine göre karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.