YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/447
KARAR NO : 2014/8757
KARAR TARİHİ : 08.05.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2012
NUMARASI : 2009/496-2012/426
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.07.2012 tarih ve 2009/496-2012/426 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.05.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Y.. Ö.. ile davalı vekili Av. Z. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı O.. A.. arasında 05.05.2008 tarihinde yapılan anlaşma uyarınca müvekkili tarafından ithal edilen maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin gümrük işlemleri yapılmakta iken davalıya ait antrepoya teslim edildiğini, davalıya teslim edilen bu ürünlerin bu esnada aynı anda başka bir firmaya ait olup, antrepoya konulan deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kaldığını ve kokunun ithal edilen müvekkiline ait tüm ürünlere sızdığını, müşteriler tarafından koliler açılınca deterjan kokusu ile karşılaşıldığı gerekçesiyle şikayetçi olunarak ürünlerin iade edildiğini, davalının kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 161.669,72 TL zarar ile müvekkili tarafından ödenen 9.591,75 TL depolama masrafının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirkete depolayacağı ürünün vasfı ile ilgili olarak hiçbir bilginin verilmediğini ve müvekkiline teslim edilen malların depolanma biçimiyle ilgili olarak sözleşmede özel bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin depolama esnasında kendisinden beklenen dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının iddia ettiği olayın gerçekleştiği varsayılsa dahi müvekkilinin olayda bir kusurunun bulunmadığını, davacı taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, yargılama sırasında verdiği dilekçe ile de davanın müvekkilinin sigortacısı olan A.. Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesini istemiştir.
İhbar olunan A.. Sigorta A.Ş. vekili, davaya konu zararın poliçe teminatı dışında kalması nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının deterjan kokulu koliler de olması nedeniyle pazarlama olanağı yitirilmiş maden suyu şişeleme sırasında kullanılacak şişe kapakları için davalının antreposunda deterjan kokularının aynı anda depoda bulunan hiçbir başka ürüne yansımaması, ulaşmaması, sızmaması için önlem almadığı, cam ve sızdırmaz bölmeler yaparak o ürünleri tecrit etmediği için davacının özel olarak gıdaya temas edeceği açıklaması olmasa dahi gıda için kullanılacak olduğu apaçık belli ürünlerine, diğer firmaların depolamasını yaptığı deterjanların yüzünden ayıp oluşturduğu görülüp, malın teslim alınmasından sonra ayıbın nihai tüketicide teslim sırasında kabul edilmeyişi ile ortaya çıkıp derhal davacıya tazmin talebi yöneltildiğinden davacının davasının hurda tenzili yapılmış hali ile kabulü ve zararının davalı tarafından karşılanması gerektiği, malzeme bedeli (hurda tenzili yapılıp) ve depolama gideri toplamı olarak hesaplanan rakam uygun ve yerinde kabul edilip, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 159.432,49 TL tazminatın dava tarihinden başlayacak ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ihbar olunan davalı yerine geçmediğinden hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan A..Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de anılan şirket hakkında davacı tarafça husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş olup, hüküm de usul ve yasaya uygun olarak sadece davanın açıldığı davalı taraf aleyhinde kurularak, ihbar olunan aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. O halde, aleyhinde verilmiş bir hüküm bulunmayan ve karar başlığında da ihbar olunan sıfatı ile gösterilmiş olan A..Sigorta A.Ş.’nin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı O.. A.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, davalıya ait antrepoda muhafaza edilen davacıya ait maden suyu ve meşrubat şişelerini kapatmakta kullanılan kapak ürünlerinin aynı anda antrepoya konulan başka bir firmaya ait deterjan ürünlerinin kokusuna maruz kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, gıda ürünlerinde kullanılacak olan söz konusu kapakların davalı tarafından uygun koşullarda saklanmaması nedeniyle kapaklara deterjan kokusunun sızdığını, müşteriler tarafından bu nedenle kapakların iade edildiğini ileri sürerek, tazminat ve ödenen depolama masrafının iadesi isteminde bulunmuştur.
Davacı, davalının antreposunda bulunan tüm ürünlerin kullanılmaz hale geldiğini, müşterilerin ürünleri iade ettiğini iddia ederek zarar isteminde bulunmuş ise de mahkemece yargılama sırasında bu hususta bir inceleme yapılmamış, alınan tespit raporunda belirtilen kapakların içine konulduğu kutuların kokması nedeniyle bu durumun kutuların pazarlanmasında problem yaratacağı yönündeki tespite dayalı olarak zararın gerçekleştiği kabul edilerek, sadece dava konusu kapakların hurda değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı tarafın zarara ilişkin olarak bir kabulü bulunmadığından davacının uğradığını iddia ettiği zararı kanıtlaması gerekli olup mahkemece, dosya kapsamındaki tüm deliller ve tarafların dayandığı deliller de değerlendirilmek suretiyle uzman kişilerden oluşturulacak bir bilirkişi kuruluna öncelikle davaya konu kapakların kullanım olanağı olup olmadığı, kokunun giderilmesi için masraf yapılması halinde kullanılıp kullanılmayacağı, kullanım olanağı kalmayan ürünlerden ne kadarının maden suyu ve meşrubat kapağı olduğu hususlarında inceleme yaptırılarak anılan hususların açıklığa kavuşturulması, bu hususların belirlenmesinden sonra amacına uygun olarak kullanımı mümkün olmayan ürünlerin hurda değerleri de belirlenerek davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerektiği gibi, davalı ürünlerin niteliği konusunda davacının kendisini uyarmadığını, kendisine teslim edilen yüke ilişkin evraklardan yükün niteliğinin anlaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede de bu konuda bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle davacının da kusurlu olduğunu ileri sürmüş olmasına göre, davalının bu yöndeki savunmasının da nazara alınarak bilirkişilerden bu yönden de görüş alınıp, sonucuna göre davaya konu tazminat ve depolama masrafına ilişkin istemlerle ilgili olarak davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan sigorta şirketi vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 2.342,40 TL harcın temyiz eden ihbar olunana iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.