Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4597 E. 2013/19474 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4597
KARAR NO : 2013/19474
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.11.2012 tarih ve 2011/89-2012/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’in 1 nolu davalı şirketin finansal kiracısı ve işleteni olduğu ALKOR 5 isimli ekskavatörlü tarama dubasında kaptan olarak çalıştığı esnada 02.07.2010 tarihinde rahatsızlandığını, gemide yapılan ilk yardıma müteakip hastaneye nakledildiği esnada kalbinin durduğunu ve kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini ileri sürerek müvekkillerinin büyük acı ve üzüntülerinin hafifletilmesi amacıyla her bir müvekkili için 20.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Türk Bayraklı ALKOR 5 isimli ekskavatörlü tarama dubası üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Alkor Ltd. Şti. vekili, meydana gelen olayda müvekkiline atfedilecek en küçük bir ihmalin söz konusu olmadığını, istemin TTK’nın 1235/3. maddesi kapsamında olmadığını ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, ayrıca zaman aşımı süresi sona erdiğinden kanuni rehin hakkı istemi ile dava açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …O. vekili, müvekkilinin ALKOR 5 gemisinin maliki olduğunu, 18.09.2009 tarihli finansal kiralama sözleşmesiyle diğer davalı Alkor Ltd. Şti’ye kiralandığını, müvekkili şirketin donatan olmadığından husumet yönetilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tazminat talebine ilişkin talep tefrik edilerek, davalı Alkor Ltd. Şti’ye kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talep yönünden husumet düşmeyeceği, davalı …O. yönünden ise TTK’nın 1261. maddesine göre davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra 01.11.2011 tarihinde açıldığı ve davalı …nun 09.10.2012 tarihli oturumda zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle davalı Alkor Ltd. Şti. hakkındaki kanuni rehin hakkı tanınması talebine ilişkin davanın husumet nedeniyle, davalı …O. hakkındaki kanuni rehin hakkı tanınması talebine ilişkin davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, iş akdine dayalı manevi tazminatın davalılardan tahsili ile, manevi tazminat talebine bağlı olarak, Türk Bayraklı ekskavatörlü tarama dubası üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması talebine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat istemine bağlı olarak talep edilen kanuni rehin hakkı tanınması talebi müstakil bir talep gibi değerlendirilerek, manevi tazminata ilişkin istemin bu dava dosyasından tefrik edilmesi ve kanuni rehin hakkı tanınması talebinin esasının incelenmesi doğru olmamıştır.
Bu kapsamda iş akdinden kaynaklanan bir alacağa bağlı olarak kanuni rehin hakkı tanınması talep edildiğine göre, kanuni rehin hakkı tanınması talebi bakımından da İş Mahkemesi’nin görevli olduğu nazara alınmadan, tefrik kararı verilerek yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.