Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5709 E. 2013/20677 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5709
KARAR NO : 2013/20677
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2012 tarih ve 2011/15-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 24.10.2003 tarihinden itibaren müvekkili şirketin Hazine Müsteşarlığı’nın yönetim ve denetimi altında olduğunu, davalıların ise 2002-2003 yıllarında müvekkili şirketin yönetim ve denetim kurulunda görev yaptıklarını, davalıların görev yaptıkları dönemde şirketin serbest mevduatlarının tümünü aynı grup içerisinde yar alan İmar Bankasında ve onun off shore hesabında değerlendirdikleri için şirket faaliyetinin olumsuz etkilediğini ve şirketin zarar ettiğini, ayrıca bu dönemde bilgisayar destek hizmeti için de aynı şirket grubundaki bir şirkete fahiş ödeme yapıldığını, bu şekilde davalıların müvekkilini zarara uğrattıklarını, şirketin 10/8/2004 tarihinde yapılan 2002 yılına ait genel kurul toplantısında davalı denetçilerin ibra edilmemesi ve davalı yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılmasına oybirliği ile karar verildiğini ileri sürerek 5.100 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18/07/2006 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.369.350,69 TL artırmıştır.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirket zararı oluşturacak tahsili mümkün olmayan alacak bulunmadığı, davacı şirket mevduatlarının davalılar tarafından dava dışı İmar Bankası A.Ş.’ye düşük faiz oranı ile yatırılarak şirketin zarara uğratıldığı iddiasının somut olarak belgelenemediği, bu şekilde davalıların görevleri sırasında kasten isteyerek şirketi zarara uğrattıkları somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.