Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5718 E. 2013/11800 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5718
KARAR NO : 2013/11800
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2010 gün ve 2007/499-2010/343 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.12.2012 gün ve 2011/11-2012/20475 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 03.05.2006 tarihli “Opsiyon Çerçeve Sözleşmesi” imzalandığını, anılan sözleşme ile belirli bir kıymetin önceden belli bir fiyattan alma/satma hakkı düzenlendiğini, bu kapsamda satan taraf olarak, bankaya karşı sözleşmeye konu kıymeti belirlenen vadede belirlenen fiyattan alma/satma taahhüdünde bulunduğunu ve karşılığında prim aldığını, davalı bankanın ise, sözleşmeye konu olan kıymeti dilerse belirlenen vade ve fiyattan alma veya satma hakkına sahip bulunduğunu, her bir opsiyon işlemlerinin özel şartlarının ise ‘Opsiyon İşlem Dekontu’ ile belirlendiğini, son olarak taraflar arasında 15.01.2007 tarihli opsiyon işlem dekontu düzenlendiğini, anılan dekont uyarınca müvekkilinin kendisine ait 2.500.000.00 YTL’nin 1.766.784.45 USD karşılığında satın alınması konusunda opsiyon hakkı tanıdığını, … tipi, satma opsiyon türünde son bildirim tarihi 14.02.2007 ve bildirim saati 15.00, takas tarihi 15.02.2007 olarak belirlendiğini, bildirimin yazılı olarak müvekkiline yapılmasının kararlaştırıldığını, aksi halde karşı tarafın hakkının düşeceğinin hükme bağlandığını, davalının opsiyon hakkını kullanacağını 15.02.2007 tarihinde yazılı olarak bildirdiğini, hakkının düştüğünü, müvekkilinin 2.502.500.00 YTL’sini 1.766.784.45 USD’ye çevirdiğini, haksız işlem sonucu oluşan kur ile TCMB kuru arasındaki farklılık nedeniyle 45.079.51 YTL zararının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, anılan meblağın haksız işlemin yapıldığı 15.02.2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmede belirlenen yazılı bildirimi vekili babasına yaptığını, faks mesajı çektiğini, telefonunun arandığını, SMS gönderildiğini, faks bildiriminin yazılı bildirim olacağının kararlaştırıldığını, telefonuna ulaşılmaması nedeniyle personelin evine gittiğini, ayrıldığına dair kapıya not bıraktığını, kendisine ulaşılmaması için gayret sarf ettiğini, kötüniyetli bulunduğunu, kaldı ki, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.