Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5868 E. 2013/8601 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5868
KARAR NO : 2013/8601
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 gün ve 2010/283-2011/83 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/11/2012 gün ve 2011/12314-2012/19270 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İngiliz Uluslar topluluğuna bağlı British Virgin İslands’da mukim bir yatırım şirketi olduğunu, 2004 yılında müvekkilinin Rusya Federasyonunun en büyük petrol şirketi olan Tatneft’in bir kısım hisselerini elinde bulundurduğunu, Tatneft’in Tüpraş’ın satışa çıkarılan hisselerine teklif vermek için hazırlandığını, davalıların da aynı iş için hazırlanmakta bulunduğunu, 2004 yılı Şubat ayında davalılardan …’in müvekkili ile temasa geçerek Tatneft’in Tüpraş ihalesine teklif vermesinin kanunen mümkün olmadığı, bu hususun kamuoyu nezdinde duyurmak ve kanıtlamak için hizmet vermesini teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini, anlaşmaya göre Tatneft’in ihaleye katılmasının şirketler hukukuna göre mümkün olamayacağı iddiası ile açılacak davalar ve sair faaliyetlerin, bu amaçla müvekkilince yapılacak basın ve halkla ilişkiler kampanyalarının masraflarının müvekkile ödeneceği, Tatneft’in ihaleye katılması ya da ihaleyi aldıktan sonra Tüpraş hisselerini satın almasının yasal yollardan engellendiği takdirde açılacak ikinci ihalede tekrar teklif vermeyi, Tüpraş hisselerinin ihale sonunda davalılar tarafından satın alınması halinde hisselerin %2’sinin müvekkiline bila bedel devretmeyi, ayrıca hisselerin %10’u için müvekkili lehine iştira hakkı tanımayı davalıların taahhüt ettiğini, müvekkilinin edimini tam olarak yerine getirdiği, sözü geçen ihaleyi Tatneft’in dolaylı olarak kontrol ettiği Ephremov-Kautschhuk şirketinin kazandığını, ancak ihalenin Danıştay tarafından iptal edildiğini, bu şirketin de hisseleri elde edemediğini, müvekkilinin Tatneft’in gerçek yüzünü Türk kamuoyuna göstermek için yürüttüğü kampanyanın ihaleye girmesini engellemek için açtığı davaların elde edilen sonuca büyük katkısı olduğunu, ihale tekrarlandığında Tatneft’in katılamadığını, davalıların ilk ihaledeki tekliflerini yeni ihalede tekrarlamak hakları bulunduğu halde bunu yapmadıklarını, oysa tatneft’in ikinci ihaleye katılamaması nedeniyle kazanma şanslarının çok büyük olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirirken ABD ve Rusya Federasyonunda basın ve halkla ilişkiler uzmanları, hukuk firmaları ve benzeri profesyonellerden oluşan geniş bir ekip ile çalıştığını, Tatneft’in dolaylı olarak kazandığı ilk ihalenin iptal olduğu ikinci ihaleye de
giremediği için müvekkilinin başarılı olduğunu, yaptığı masrafların 5.000.000 USD’den daha fazla olduğunu, davalıların ikinci ihaleye girmediğini, borçlarını da ödemediğini, müvekkilinin borcun ödenmesini daha önceden de talep ettiğini, davalı adına verilen cevapta “Tüpraş ihalesinin iptal edilmediği, bu nedenle mektuptaki diğer konulara cevap verilmeyeceği” hususunun belirtildiği, dolayısıyla talep ve iddiaların inkar edilmediği, bu talebin reddi üzerine Newyork Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde açtıkları davada …’in müvekkilinin yöneticisi ile görüştüğünü, ancak anlaşma yapıldığını kabul etmediği yönünde yeminli ifade verdiğini, bu davada davalı vekillerinin sulh teklif ettiklerini, davanın yetkisizlik nedeniyle reddedildiğini beliterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 USD alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının verilen süreye rağmen yazılı bir anlaşma, yazılı bir delil sunmadığı, yabancı dilde yazılmış bir kısım evrakın asıllarını ve onaylı tercümelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davanın takipsiz bırakıldığı, davalının davayı takip ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.