YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5881
KARAR NO : 2014/12626
KARAR TARİHİ : 01.07.2014
MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2012
NUMARASI : 2011/496-2012/676
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2012 tarih ve 2011/496-2012/676 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.07.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ş.. O.. ile davalılardan I.. A.. vekili Av.E. I.. ve TMSF vekili Av. G. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …..Bank Marmaris Şubesine vadeli hesap açtırarak 23.500 TL yatırmak istediğini, banka müdürü ve yetkililerinin açıklamaları nedeniyle paranın en yüksek faizin verileceği söylenen ….. Security Offshore Ltd. Şti.’ne aktarıldığını, başka bir tarihte bu kez 18.500 TL olan mevduatın yine aynı telkinlerle anılan bankaya aktarıldığını, paranın banka yetkililerinin telkinleri ve ikna çabaları nedeniyle offshore hesabına aktarıldığını, müvekkilinin kendisine söylenen vade henüz dolmadan …Bank A.Ş ve buna bağlı olan …Security Offshore Ltd. Şti.’ne TMSF tarafından el konulduğunu, yatırılan paranın Kıbrıs’ta bulunan bankaya gönderilmediğini, …Bank yöneticilerinin offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını, ….Security Offshore Ltd. Şti.’nin paravan bir banka olarak kurulduğunu, kuruluş sermayesinin ve hiçbir mal varlığının olmadığını, hatta bankacılık faaliyetinin de bulunmadığını, mevduat sahiplerinin yüksek faiz vaadiyle kandırılarak offshore hesabına yönlendirildiğini, paranın geri dönüşü olmayacak şekilde 3. kişilere usulsüz krediler verilerek tüketildiğini, devredilen bankalar aleyhine açılacak davalarda hukuki sorumluluğun TMSF’ye ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek, şimdilik 42.000 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın husumet, yetki, yargı yolu, zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 03.12.1999 ve 13.12.1999 tarihinde …Bank A.Ş. Marmaris Şubesi’nden …Security Offshore Ltd. Şti hesabına 42.000 TL yatırarak vadeli mevduat hesabı açtırdığı, …Bank A.Ş.’nin bu işleme aracı olduğu, mevduat hesabının offshore hesabı olarak açılmasının amaçlandığı,mevduat hesabının tarafı ve sorumlusu olan … Security Offshore Ltd. Şti.’ne bu paranın hiçbir şekilde gitmediği ve … Bank A.Ş. nezdinde kaldığı offshore hesabına para yatıran mudilere karşı … Bank A.Ş.’nin sebepsiz olarak zenginleştiği, …Bank A.Ş.’nin mudilere karşı sorumluluğunun sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırılabilecek olması nedeniyle, davacı ile davalılar arasındaki hukuki uyuşmazlığa sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması ve dava zamanaşımı süresinin de buna göre tayin ve tespit edilmesi gerektiği, BK’nun 61 ve 66.maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanan davalar için uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 1 yıl olup bu sürenin azami olarak 10 yıl olduğu, 1 yıllık sürenin başlangıcının geri alma hakkının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacağı, davacının ..Security Offshore Ltd. Şti.’ne yatırdığı mevduatını … Bank A.Ş.’den talep edebileceğini öğrendiği tarihin, banka yöneticileri hakkında ceza davasının açıldığı 2002 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı bakımından hem bir yıllık süre, hem de paranın yatırıldığı tarihten itibaren azami 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, banka ile mudi arasındaki ilişkinin, Borçlar Hukuku anlamında bir sözleşme olduğunun kabulü halinde de zamanaşımı süresinin geçtiği, zira, bu tarz uyuşmazlıklarda Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, haksız fiil sorumluluğu bakımından da hem 1-10 yıllık zamanaşımı süreleri, hem de ceza kanununda düzenlenen zamanaşımı sürelerinin geçtiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, … Bank A.Ş. aracı kılınarak …Security Offshore Ltd. Şti.’ne yatırılan vadeli mevduatın faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik uygulaması çerçevesinde davalı tarafın sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin ilke olarak bu tarihten başlayacak olması nedeniyle davalılar vekilinin zamanaşımı def’inin bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmesine rağmen mahkemece isabetli görülmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin esasa ve vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, esasa ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.