YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6113
KARAR NO : 2013/9275
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2007/266-2011/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … … Şubesi’ne 100.000 ABD Dolarını vadeli olarak yatırdığını, yatırdığı paralardan 8.000 ABD Dolarının sahte olduğu iddiasıyla davalının, müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini ve el konulan 100 ABD Dolarının sahte olmaması nedeniyle müvekkiline teslim edildiğini ileri sürerek, banka tarafından iade edilmeyen 7900 ABD Doları karşılığı olan 12.324,00 TL’nin uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 03.02.2006 tarihinde hesap açıldığını, verilen paraların veznedar, yönetmen yardımcısı ve güvenlik görevlisi tarafından sayıldığını, seri numaralarını alan makineden dökümünün yapıldığını, seri numaraları makine tarafından dökülmeyenlerin elle tamamlandığını, paranın sahte çıkması halinde kendisine iade edileceğinin bildirildiğini, 50.000 ABD Dolarının incelenmek üzere ilk mesai günü olan 06.02.2007 günü Antakya Merkez Şubesine gönderildiğini, gönderilen paralardan 700 ABD Dolarının şüpheli olması nedeni ile iade edildiğini, bunun üzerine davacının bankaya davet edildiğini, davacının bu parayı değiştirdiğini, davacının verdiği incelemeye gönderilmeyen geriye kalan paradan 7.000 ABD Dolarından şüphelenilmesi üzerine davacının tekrar bankaya davet edildiğini, ancak davacının önce paraların sahte olduğunu kabul etmediğini sonra özür dileyerek değiştireceğini söylediğini, banka görevlilerince söz konusu paraların uzman kuyumcuya incelettirildiğini, 1 adet dışındaki paranın sahte olduğunun anlaşıldığını, davacı hakkında ihbarda bulunduklarını, davacının parayı yatırdığı gün, bankadan ABD Doları çeken bir başka müşteriye o sırada davacının verdiği paralardan ödeme yapıldığını, bu müşteriye verilen paralardan 1000 ABD Dolarının da sahte olduğunun tespit edildiğini, Ağır Ceza Mahkemesi kararında, paraların sahte olduğunun belirtildiğini, beraat kararının paranın davacıya ait olmadığı anlamına gelmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına göre, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında asılları bulunan, davalı bankaca ibraz edilen davacının verdiği paraların seri numaralarına ilişkin belgelerin üzerinde davacının imzasının olmadığı, tarih bulunmadığı, kim tarafından ne zaman düzenlendiğinin anlaşılamadığı, basiretli bir iş adamı gibi
davranma yükümlülüğü altında bulunan bankanın kendisine verilen paraların sahte olup olmadığını teslim aldığı anda denetlemesi gerektiği halde, taraf dilekçeleri ve dosya arasında bulunan belgelerden paraların sahte olduğunun vadeli hesabın açılmasından sonraki günlerde anlaşıldığı, sahte olduğu tespit edilen banknotların davacı tarafından verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.324,00 TL’nin en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaya yatırılan dövizlerin sahte olduğunun iddia edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle bankadan alacak istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının yargılandığı ceza mahkemesinde delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmiş olup, söz konusu beraat kararı BK 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte değildir. Somut olayda, incelenmesi için Hatay Şubesi’ne gönderilen 700,00 ABD Dolarının sahte olduğunun bildirilmesi üzerine, davacının sahte olmayan yenisini teslim ettiği sabittir. Banka görevlilerince hazırlanan döviz numaralarının tespitine yönelik imzasız belge, tanık beyanlarıyla doğrulandığına göre, mahkemece, bankadan aynı gün başkaca döviz girişi yapılıp yapılmadığına dair kayıtlar da getirtilerek, bankacılık işlemlerinde uzman bir bilirkişi heyetinden, işlem tarihi itibariyle banka görevlilerince tanzim edilen döviz numaralarını belirtir imzasız liste düzenlenmesinin bankacılık uygulamasında mutad olup olmadığı, davacının döviz hesabı açtırdığı gün, aynı banka şubesinden döviz çeken ve sonradan bu dövizlerden 1.000,00 ABD Dolarının sahte olduğu tespit edilen müşteri … adına düzenlenen dekonttaki “Seri numarası 210 nolu Doğan Şimşek tahsil fişinde” ibaresi dikkate alınarak, davacı adına düzenlenen 210 nolu dekont üzerindeki ibareler döviz seri numarası ise bunların, banka görevlilerince düzenlenen imzasız döviz numaralarına ilişkin belge ile karşılaştırmasının yapılması hususunda bilirkişi raporu alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.