Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6298 E. 2013/21334 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6298
KARAR NO : 2013/21334
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2012 tarih ve 2012/14-2012/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’na hesap açtırmak istediğini, banka çalışanlarının kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasının off-shore bankasına gönderdiğini, bankaya el konulması üzerine başvurduğunda paranın çekilemeyeceğinin söylendiğini, bunun üzerine açtığı davanın reddedildiğini, bilahare … … ve 53 sanık hakkında kamu davası açıldığını, sanıkların bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza aldıklarını, Lefkoşa Mahkemesi’nden off-shore bankası aleyhine aldığı ilamın icrası sonucu ilgili banka hakkında aciz vesikası düzenlendiğini, havale talimatının uygun hazırlanmadığını, bankanın off-shore bankası adına para toplamak için izin almadığını, basiretli tacir gibi davranmayan bankanın güven kurumu olmasından dolayı de hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, ceza dosyasındaki gerekçede, “… …’in banka vasıtasıyla dolandırıcılık yapıp off-shore bankasına gönderilen paraları Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardığının, off-shore bankanın paravan olduğunun, off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının” belirtildiğini, Borçlar Kanunu’nun 41, 321, TTK’nın 321. maddeleri uyarınca davalının müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek ayrı ayrı 8.000,00 TL’nin ve 4.000,00 TL’nin 22.12.1999 tarihine kadar %84 faizi, bu tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, zamanaşımı defiinde ve kesin hüküm itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/288 Esas sayılı dava dosyasında davacı …’nın davalılar TMSF, Oyakbank T.A.Ş. (Eski Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.), … …, Balkaner Holding ve Yurt Security Off Shore Ltd’den aynı nedene dayalı olarak 12.000,00 TL’nin tahsilini talep ettiği, 2003/504 sayılı karar ile Yurt Security Off Shore Ltd. hakkında davanın açılmamış sayılmasına, TMSF hakkında husumet yokluğundan, Oyakbank A.Ş., Balkaner Holding A.Ş. ve davalı … Avni Balkener hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verildiği, kararın tebliğe henüz çıkarılmadığı, dolayısıyla da kesinleşmediği, eldeki davanın davalısı konumundaki İNG Bank A.Ş’nin o davadaki Oyakbank A.Ş olduğu, bu nedenle İNG Bank-Oyakbank yönünden dava derdest bulunduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, HMK’nın 114/1. maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı ise de, HMK’nın 115/2. maddesi gereğince mahkemece dava şartı noksanlığının giderilmesi için süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kaldı ki; mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce “davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK’nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK’nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğratttığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı” gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re’sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı Yurt Security Off-Shore Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi’nde dava açtığını ve aciz vesikası aldığını, … …’ in İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 29.11.2005 tarihli kararı ile “Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık” suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.