Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6447 E. 2013/22425 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6447
KARAR NO : 2013/22425
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.01.2013 tarih ve 2011/619-2013/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Doruk” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının aynı markayı kullandığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesini, 5.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili HMK’nın 176’ıncı maddesi uyarınca davasını ıslah ettiğini bildirerek davalıya ait “Buca Doruk Tıp Merkezi” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini de istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Doruk” markasını değil adına tescilli “Bucadoruk Tıp Merkezi” markasını kullandığını, bu sebeple haksız rekabet veya markaya tecavüzün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının internet sitesindeki görselleri hariç markasal kullanımının tescilli markasının sağladığı haklar kapsamında kaldığı, ancak internet sitesindeki “Doruk Tıp Merkezi” ibarelerinin davacı markası ile iltibas oluşturduğu, davalının bu yolla davacının “Doruk” markasına tecavüz ettiği, davadaki asıl talep marka hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu halde davacının marka hükümsüzlüğüne ilişkin ıslah talebinin davanın tamamen ıslahı niteliğinde olup yasal 1 haftalık süresi içinde yeni bir dava dilekçesinin sunulmadığı, bu sebeple ıslahın hiç yapılmamış sayıldığı, manevi tazminat şartlarının ise oluştuğu gerekçesiyle davacı markasına, davalının www.bucadoruknet.com alan adlı web sitesindeki görsellerde kırmızı renkle yuvarlak içine alınmış “Doruk Tıp Merkezi” kullanımı şeklindeki davalı tecavüzünün önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti, davalının kullanımında olan internet sitesinde davacı markasına tecavüz eder şeklinde “Doruk Tıp Merkezi” ibaresini kullandığını belirtmişlerdir. Mahkemece, davalının kendi markasını tescilli olduğu gibi kullanmayıp davacıya ait “Doruk” ibaresini internet sitesinde kullanmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken sadece “kırmızı renkle yuvarlak içine alınmış Doruk Tıp Merkezi kullanımı şeklindeki davalı tecavüzünün önlenmesine” karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-) Davacı vekili, 26.12.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki tecavüzün önlenmesi ve tazminat taleplerinin yanısıra davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini de talep etmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile ıslah talebi reddedilmiş ise de ıslah suretiyle talep sonucunun artırılması ve dava dilekçesindeki taleplere başka bir talebin eklenmesi mümkün olup, ıslah harcı da alınmak suretiyle ıslah talebinin kabulüyle hükümsüzlük talebi yönünden de davaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ıslah talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.