YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6515
KARAR NO : 2013/9431
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2011 gün ve 2010/218-2011/183 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/01/2013 gün ve 2012/90-2013/1110 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanının 31.03.1988 tarihinde, “KROMLÜKS” ibareli markasının ise 6, 7, 10, 11, 12, 20 ve 21. sınıf ürünler yönünden 13.06.2002 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkilinin ticaret unvanı ve markası ile iltibasa sebebiyet verecek şekilde May Krom Lüks Paslanmaz Çelik San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanını, müvekkili ile aynı iştigal alanında tescil ettirerek kullanmaya başladığını, “KROMLÜKS” ibaresini markasal biçimde ve alan adı olarak da kullandığını, “MAYKROMLÜKS” ibaresinin 11. sınıf ürünler yönünden tescili için de başvurduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli sınai haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin ticari unvanının haksız kullanımının men’ine, davalının ticaret unvanının müvekkilinin marka ve ticaret unvanı ile iltibas yaratmayacak şekilde değiştirilmesine veya mümkün değilse “KROMLÜKS” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, müvekkiline ait marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalıya ait www.maykromlüks.com sayfasına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların unvanlarının ve ürünlerinin farklı olduğunu, bir maden olan krom ibaresinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tarafların logolarının da benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, mahkemece davalının 2010/42262 numaralı marka tescil başvurusunun sonucunun beklenmemesi gerekçesi olarak, sadece “davalının işbu davanın konusunu teşkil eden kullanım şeklinin, davacının tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi karşısında, mahkeme kararlarının idari işlem sonuçlarına bağlanmasının mümkün olmaması” gerekçesinin gösterilmesine, davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği, “davalının işbu davanın konusu olan kullanım şeklinin, 2010/42262 numaralı marka tescil
başvurusuna konu kullanım şeklinden farklı olduğu, bu nedenle de anılan başvurusu tescille sonuçlansa dahi işbu davada davalının eyleminin yasal hale gelmeyeceği” itirazının, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasından sonra, bozma ilamı kapsamında yapılacak incelemede değerlendirileceğinin tabii bulunmasına, mahkemece kurulan hükümde ise bu yönde bir değerlendirmenin yapılmamış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.