YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6533
KARAR NO : 2013/22508
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.01.2013 tarih ve 2011/541-2013/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin ortağı olduğunu, 09.09.2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına davetin şirket ana sözleşmesinin 12. maddesine ve TTK’nun 37. maddesine aykırı şekilde sadece Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirket merkezinin bulunduğu yerde çıkan bir gazetede ilan edilmediğini, TTK’nun 330. maddesine aykırı olarak 5 kişilik yönetim kurulundan 2 üyenin katılımıyla toplanan Yönetim Kurulunun genel kurulu toplantıya çağırdığını, hükümet komiserinin ortaklar pay defteri ve karar defteri getirilmediği için Hazirun Cetvelindeki hataları görmediğini, hazirunlarda ve beyannamelerde ortak sayısı 19 olmasına rağmen söz konusu gelen kurul hazirun cetvelinde ortak sayısı 31 olduğunu, en büyük hissedar temsil edilmemesine rağmen yerine atılan geçersiz imza ile çoğunluğun sağlandığını, hazirun cetvelinde yönetim kurulu tarafından imzalanması gereken kısmın Divan Başkanı ve eski Yönetim Kurulunun bir üyesi tarafından imzalandığını, alınan kararların yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu ileri sürerek, ana sözleşme değişikliği ve yönetim kurulu seçimine ilişkin 09.09.2011 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının TTK 446. maddesi uyarınca iptal davası açabilecekler başlığı altında belirtilen kişilerden olmadığını, genel kurulun toplatıya davet şekli ve ilanının mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Türk Ticaret Kanunu’na göre genel kurul toplantısının şirket merkezinde yayınlanan yerel gazetede ilan edilmesi gerektiği, toplantıya yeterli sayıda iştirakin sağlanması ve sağlıklı kararlar alınabilmesi amacıyla getirilmiş olan bu hükme aykırı olarak genel kurul toplantısı ilanının yerel gazetede ilan edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 09.09.2011 tarihli şirket olağanüstü genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurul toplantı çağrısının usulsüz olduğu gerekçesiyle, genel kurul
kararlarının iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafça, 09.12.2011 tarihli genel kurul toplantısında ana sözleşme değişikliği ve yönetim kurulu seçimine ilişkin alınan kararların yasaya ve yönetmeliklere aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince, genel kurulun toplantıya çağrılması usulsüz olsa bile, salt bu nedenle genel kurul kararlarının iptali gerekmeyip aynı zamanda, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da iddia ve ispat edilmesi gerekmektedir. Çağrıda usulsüzlük yalnızca iptal davası açma hakkı verdiğinden, mahkemece, davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri tek tek irdelenmek suretiyle, ileri sürülen sebeplerin genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirip gerektirmediği konusunda, gerektiğinde denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, salt toplantıya davetin usulsüz olduğu gerekçesiyle genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.