Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6632 E. 2013/10461 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6632
KARAR NO : 2013/10461
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2011 gün ve 2010/266-2011/104 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/12/2012 gün ve 2011/13439-2012/21255 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “İPTV” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın nihai olarak TPE YİDK kararı ile reddedildiğini, başvurunun internet protokolü üzerinden TV yayını anlamına gelen bir kısaltma olduğunu, müvekkilinin çeşitli yayınlarla ibareyi tanıttığını, 556 Sayılı KHK’nın 8/3 ve 8/5. maddeleri uyarınca ibare üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğunu, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, “İPTV” ibaresinin internet üzerinden yapılan TV yayını yönünden tüm dünyada kullanılan ortak bir terim olduğunu, davacının bu terim üzerinde üstün hakkının bulunmadığını, davalının kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ”İPTV” ibaresinin TV yayıncılık hizmetleri alanında tanımlayıcı ve jenerik bir ibare olduğu, davacının ibare üzerinde önceye dayalı üstün ve korunması gerekli hakkının bulunmadığı, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.