Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6640 E. 2013/11829 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6640
KARAR NO : 2013/11829
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 gün ve 2009/450-2011/215 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/11/2012 gün ve 2011/9816-2012/17453 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı …’ın ortak bulundukları … İnş. Tic. Lmt. Şti. – … İnş.-…İnşaat Şirketi’ndeki % 50 şer orandaki hisseleri ile ilgili olarak 28.8.1998 tarihinde paylaşım protokolü düzenlediklerini, bu protokolün finansman kiralama başlıklı bölümünde davacının Şeker Leasinge ödediği 36.627,50 TL için davalı …’in borç senedi imzalamasının kabul edildiğini, ekli listede belirtilen araçların satışı yapılıp oluşacak paradan …’in ödediği 71.550.00 TL düşüldükten sonra kalan miktarın eşit olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen araçlar satılmadığı için araç bedelinden kendisine düşecek miktarın tahsili amacı ile … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/1077 E sayılı davasını açtıklarını, davanın aynı mahkemenin 2004/117 E sayılı dosyasında birleştirildiği ve alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 46.725,00 TL olarak belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak açmış oldukları davada mahkemece 35.000 TL’na hükmedildiğini, 11.725 TL daha alacaklı olduklarının ortaya çıktığını, bu nedenle 11.725 TL alacaklarının temerrüt tarihi olan 3.6.2000 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu aynı olan ve aynı iddialarla bu davadan önce müvekkili hakkında … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12650 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, bu takipten sonra davacının ayrı bir avukat kanalı ile aynı iddialarla alacak davası açarak mükerrer tahsilat talep ettiğini, öncelikle derdestlik itirazında bulunduğunu, davacının hiçbir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2000/1077 Esas sayılı dava dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava açtığı, işbu davada ise saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hakları için ek dava açtığı, kısmi davanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kesinleşen bu kısmi davanın mevcut dava için kesin delil teşkil edeceği, kısmi davada Kerim’e aktarılan miktar düşüldüğünde araçların satışından kalan ve taraflar arasında eşit şekilde paylaştırılması gereken miktarın 93.450,00 TL olarak belirlendiği, bunun yarısı olan 46.725,00 TL’nın davacıya ödenmesi gerektiği ve davacı lehine 35.000,00 TL’na hükmedildiği, kalan 11.725,00 TL’nın davacının alacağı olduğu ve buna temerrüt tarihi olan 03/06/2000 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği, davalı vekili her ne kadar davacının aynı alacak için … 24. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12650 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, icra takibine itiraz olmaması nedeni ile haciz yapıldığını, daha sonra bu davayı açtığını iddia etmiş ise de … 24. İcra Müdürlüğü’nün dosyasındaki takibin kesinleşmediği, borçlu … vekilince 14/10/2009 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği, … 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1607 Esas 2009/1703 Karar 12/11/2009 tarihli kararı ile davacı borçlu … ‘e yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespit edilerek tebligatın 12/10/2009 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmasına karar verildiği, verilen kararın süresi içinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği, icra takibinin durması gerektiği, davacı her ne kadar icra takibine itiraz tarihinden önce dava açmış ise de alacağını tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilama bağlayarak yurt dışında da ilamlı takip yapmasında hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 11.725,00 TL’nın 03/06/2000 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.