Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6642 E. 2013/11830 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6642
KARAR NO : 2013/11830
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/04/2011 gün ve 2010/76-2011/176 sayılı kararı onayan Daire’nin 30/10/2012 gün ve 2012/5458-2012/16894 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağı sebebiyle taraflar arasında 08/08/2008 tarihli hisse senedi opsiyon antlaşması imzaladığını, bu anlaşmaya göre davalı şirketten 228.000,00 TL alacağı olan müvekkiline 228.000 lot hisse senedinin 1,00 TL nominal değerden teslim edildiğini, hisse senetlerinin (1) lot 0,23 TL fiyat üzerinden 08/04/2009 tarihinde nakde çevrilerek 52.395,31 TL kısmi ödeme yapıldığı, anlaşmanın 5. maddesine göre davalı şirketin 228.000,00 TL borcuna istinaden 1 lot hisse senedinin nominal değerinin 1,00 TL’nın altında olması halinde aradaki farkı hisse senedi olarak vereceğini taahhüt ettiğini belirterek sözleşmenin 5. maddesi uyarınca bakiye alacak miktarı olan 175.604,69 TL’na karşılık 06/04/2009 tarihindeki (1) lot 0,23 TL fiyat üzerinden 763.468 lot Memsa hisse senedinin müvekkili hesabına virman yapılarak ödenmesine veya 06/04/2009 tarihi itibari ile değerinin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmenin TTK’nun 329. maddesine göre batıl olduğunu, davalı şirketin kendi hisse senetlerini temellük etmesinin mümkün olmadığını, davanın kabulü halinde taraflar arasında anlaşma gereği borç miktarının 06/04/2009 tarihi itibari ile 175.604,69 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında davacının alacak talebini 175.604,69 TL olarak kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının terditli dava olmadığı, bu kapsamda seçim hakkı kendisinde bulunan davalının seçim hakkını kullanarak 175.604.69 TL ödemeyi kabul ettiği, davalının kabul beyanı ile uyuşmazlık ve yargılama son bulduğundan kabul beyanından sonra davacının davasını ıslah edemeyeceği gerekçesi ile kabul nedeni ile davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı vekilinin mahkeme kararına karşı 18.05.2011 havale tarihli temyiz dilekçesi ve 18.05.2011 tarihli temyiz harç makbuzu ile temyiz hakkını kullanmış bulunmasına göre taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.