YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6702
KARAR NO : 2013/10140
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2012/465-2012/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili bankanın Beylikdüzü Şubesi kredi müşterisi olan DİM Devamlı İndirim Mağazacılık A.Ş. lehine krediler kullandırıldığını ve davalılar …, … ve …’nın müşterek borçlu–müteselsil kefil sıfatıyla bu kredi sözleşmelerini imzaladıklarını borcun ödenmemesi üzerine hesabın 19/09/2012 tarihinde kat edildiğini ve Beyoğlu 48. Noterliği’nin 19/09/2012 tarih ve 209783 yevmiye nolu ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, hesap kat tarihi itibariyle müvekkili bankanın borçlulardan 6.178.256,98 TL nakit, 71.600,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 6.249.856,90 TL alacaklı olduğunu, ayrıca borçluların ödemelerini tatil ettikleri, mal kaçırma eylemi gerçekleştirdiklerinin istihbar edilmiş olduğunu, ileri sürerek, teminatsız olarak müvekkili bankanın alacağının tahsilini temin etmek üzere borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK’nın 257. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1) Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefillere yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin gerekçesinde “…ihtarnamenin Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne göre usulüne uygun olarak hesabın kat edilmediği anlaşıldığından, İİK’nın 257. maddesinde yer alan şartlar oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifadeye
yer verilmişken, (Hüküm) kısmında “Yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine” şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi çeke dayalı olmayıp, genel kredi sözleşmesine dayalıdır. Mahkemenin gerekçesi ile (Hüküm) bölümünde yer alan açıklamalar arasında çelişki bulunduğundan mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.