Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/671 E. 2014/7672 K. 18.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/671
KARAR NO : 2014/7672
KARAR TARİHİ : 18.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2012
NUMARASI : 2010/266-2012/289

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2012 tarih ve 2010/266-2012/289 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/04/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ç.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Nakliye Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilince düzenlenen 08.11.2009 tarihli sevk irsaliyesi ile 09.11.2009 tarihli 17.909,86 TL tutarlı fatura içeriği muhtelif emtianın Üçkuyular-İzmir adresindeki M.B. (P. Ayakkabı) firmasına teslim edilmek üzere davalının düzenlediği 09.11.2009 tarih ve 0255890 nolu ambar tesellüm fişiyle, yine müvekkili şirketin düzenlediği 13.11.2009 tarihli sevk irsaliyesi ve 9.155,86 TL’lik faturası içeriği emtianın Hatay-İzmir” adresindeki S. Deri Tekstil Ürünleri Dayanıklı Tüketim Malları Dış Tic. San. Ltd. Şti. firmasına teslim edilmek üzere davalının düzenlediği 13.11.2009 tarih ve … nolu ambar tesellüm fişiyle davalı tarafından teslim alınmasına rağmen alıcıları yerine V. S. adlı bir kişiye teslim edildiğinden müvekkilinin mal bedellerini tahsil edemediğini ileri sürerek, 17.909,86 TL’nin 09.11.2009 tarihinden itibaren, 9.155,86 TL’nin 13.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma konusu gönderilerin cinsinin davacı tarafça “k. “ olarak bildirilip içeriğinin, miktarının, niteliğinin yanlış ve eksik bildirilmesinden 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu’nun 8.maddesi uyarınca davacının sorumlu olduğunu, ambar tesellüm fişine konu gönderilerin davacının bilgisi dahilinde davacının yetkilendirdiği V.S. adlı kişiye teslim edildiğini, talep edilen tazminat fahiş olup fatura değeri değil de rayiç bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu her iki teslimatta da eşyayı teslim alan V. S. isimli şahıs olup bu kişinin yükleri teslim alma konusunda yetkilendirildiğine dair dosyada bir belge bulunmadığı, davalı vekili yükleri teslim alan V. S. ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunduğunu savunarak örnek iki adet ambar tesellüm fişi sunmuş ise de bunlardan ilkinin 07/08/2009 tarihli olup göndericinin NF Dış Tic., alıcının V.S. olduğu, alıcı adına teslim alan hanesinde “V. S.” isminin okunabildiği, ikincisinin ise 13/11/2009 tarihli olup göndericinin NF, alıcının G. ayakkabı olduğu, burada da alıcı adına teslim alan hanesinin “V. S.” olarak imzalandığı, ancak alıcı G. Ayakkabı’ya fiili teslimin tutulan teslim tutanağına göre Oğuz isimli şahsa yapıldığının anlaşıldığı, dosyadaki mevcut deliller kapsamında bu kişinin gönderici ya da alıcılar tarafından genel olarak yetkilendirildiği sonucuna varılamayacağı, dosyaya aksini gösteren bir evrak sunulmadığı sürece davalı tarafından teslimatın dosyadaki belgelerde yer alan alıcılara yapılması gerektiği, davalının davacı ile imzaladığı sözleşmenin 4. maddesine uymadığı, eşyaların bu sözleşmeye istinaden alıcı adreslerine ya da gönderen tarafından usulüne uygun olarak yetkilendirilmiş bir kişi ya da firmaya yapıldığının ispat edilemediği, taşıma konusu emtiaların rayiç tutarının sektörel bilirkişi tarafından KDV dahil 23.057,46 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.057,46.-TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava taşıma konusu emtianın yanlış kişiye tesliminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK’nun 785/1. maddesinde “ziyadan doğan tazminatın taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunacağı, tazminatın piyasa değerine göre tayin edildiği hallerde ziya dolayısıyla ödenmemiş bulunan gümrük resmi, taşıma ücreti ve sair masrafların malın piyasa değerinden indirileceği” hükmü düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu emtianın rayiç tutarının KDV dahil 23.057,00 TL olduğu yönündeki bilirkişi görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekilince yapılan itiraz noktalarından biri de yanlış kişiye teslim edilen malların değerine ilişkindir. Bu itibarla mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme çerçevesinde tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde dava konusu emtianın rayiç değeri üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca, dava davalı tarafından taşınmak üzere teslim alınan emtianın yanlış kişiye teslimi şeklinde gerçekleşen eylem aynı zamanda haksız eylem niteliğinde bulunduğundan haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.233,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.