Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6780 E. 2013/22790 K. 13.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6780
KARAR NO : 2013/22790
KARAR TARİHİ : 13.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2013 tarih ve 2012//374-2013/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Gimak Akaryakıt Servis Paz. ve Tic. A.Ş.’ye ait hisselerin devrine ilişkin olarak müvekkili …, dava dışı …, …, … , … ve davalı … arasında 10.03.2010 tarihli hisse devir senedi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette bulunan 44.200 pay karşılığı 110.500,00 TL’lik hissesini davalıya devrettiğini, şirket hisse senedi çıkarmadığından payın devrine ilişkin yazılı sözleşmenin geçerli olduğunu, bu devrin aynı tarihte şirket yönetim kurulunun 2010/3 nolu toplantısında görüşülerek kabul edilip, pay defterine işlendiğini, 18.03.2010 tarihinde yine bu devirle ilgili olarak şirket yetkililerince protokol düzenlendiğini, ancak davalının devir bedelini müvekkiline ödemediğini, bu kapsamda başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlenip, şirket yönetim kurulu tarafından da kabul edilerek pay defterine işlendiğini, BK’nın 182. maddesi uyarınca davacının devir bedelini almadığını ispatlaması gerektiğini, devir bedeli alınmadan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, pay devrine ilişkin sözleşmelerin menkul satış sözleşmesi niteliğinde olduğu, BK’nın 182/2 maddesinde satış bedelinin ödenmesi konusunda alıcı lehine karine getirilmiş olup bu karinenin aksinin iddia eden satıcı tarafından ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki 10.03.2010 tarihli hisse devir sözleşmesinde ve 18.03.2010 tarihli protokollerde devir bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket hisse devir bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının dosya kapsamındaki delillerle devir bedelinin sonradan ödeneceği hususunu kanıtlayamadığı, davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinin deliller kısmında “her türlü kanuni delil” demek suretiyle yemin deliline de dayandığı nazara alınarak, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, “davacı tarafın somut olarak yemin deliline de dayanmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.