YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/680
KARAR NO : 2013/18099
KARAR TARİHİ : 11.10.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/09/2012 tarih ve 2010/16-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar veklleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde 44 sınıf için yaptığı “DR…. PRİME DENT 2000” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2007/52273 sayılı “HM PRİMEDENT+şekil” ibareli marka başvurusu ve kullanım önceliği gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesince reddedilmesine rağmen TPE YİDK’nun 2009-M-4380 sayılı kararı ile itiraza dayanak markanın başvuru tarihinin davacının başvurusundan sonra olması nedeniyle değerlendirmeye alınmadığı, davalının ibraz ettiği belgelere göre “PRİME DENT” ibaresinin davalı tarafından 2006 yılından beri tıbbi hizmetlerde kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin dava konusu markayı fiilen kullanımının ve öncelik hakkının 2000 yılına dayandığını, davalının 2006-2007 yıllarında gerçekleşen kullanımı nedeniyle gerçek hak sahipliğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2009-M-4380 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, önceye dayalı kullanım iddiası bakımından davacının ispata elverişli resmi belge ve delil sunamadığını, tanık beyanlarının doktor-hasta ilişki nedeniyle dikkate alınamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “Dr…. Prime Dent 2000” şeklindeki kullanımının 2000 yılında başladığı, markasal kullanıma karşılık gelen hasta kartları üzerinde başvuruya konu ibarenin “Prime” kelimesindeki “m” ve “Dent” kelimesindeki “n” harflerinin diş şeklinde yazılmış biçimiyle aynen yer aldığı; kliniğin açılışının yapıldığı 22 Haziran 2000 tarihli açılış davetiyesinde de aynı kullanımın bulunduğu; hasta kartlarında adı geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesi ile de bu kullanımın ve tabela kullanımları ile tarihlerinin doğrulandığı, çekişmeli hizmetin niteliği itibariyle markanın anılan ve kanıtlanan kullanımları dışında reklamlarda yaygın kullanımının beklenemeyeceği; davacının markasal kullanımlarının davalının kullanımından çok önceye dayandığı gibi çekişmeli hizmetleri ve başvurusundaki işareti içerdiği, TPE’nin davalı muterizden istediği gibi başvuru sahibinden de önceye dayalı kullanımını kanıtlaması için belge istenmesi gerektiği, davalı itiraz sahibinin KHK 8/3 hükmü anlamında bir itiraz hakkının bulunmadığı, davalı kullanımına konu “HM Primedent +şekil” ibaresi ile davacının “Dr…. Prime Dent+şekil” ibaresinin bağlantı dahil karıştırılmaları ihtimali bulunmadığı, başvuruda yer alan “Dr. …” ibaresinin işitsel, görsel, anlam ve genel izlenim olarak, başvuruyu davalı kullanımlarından yeterince farklılaştırdığı, çekişmeli başvuru tarihine kadar ya da daha sonra fiili kullanımlar yönünden de bir karıştırma vakıası ve iddiasının da ortaya konulmadığı, diş hekimliği ve sağlık hizmetleri alıcıları, işin niteliği gereği yüksek düzeyde özenli alıcılar olup her iki markanın aynı işletme veya kişilere ait olduğu yanılgısına düşmeyecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK’nun 2009-M-4380 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescili idari işlemlerin tamamlanmasını gerektirdiğinden bu yöne ilişkin vakitsiz taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.