YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6888
KARAR NO : 2013/10486
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 gün ve 2010/446-2011/349 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.01.2013 gün ve 2011/15564-2013/790 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait fabrikada 05.12.2009 tarihinde yangın çıktığını, yangın sonrasında davalı ile müvekkili arasında görüşmelerde, gerekli tamiratın müvekkilince yapılmasının ve daha sonra davalının müvekkiline ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda müvekkilince yapılan tamiratlar için toplam 336.720,08 TL ödeme yapılmasına rağmen davalının bunun yalnızca 175.000 TL’lik kısmını müvekkiline ödediğini, bakiye bedelin ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarnameye poliçede KDV klozunun yer aldığını, buna göre ödenen avans tutarının tenzili ile bakiye 80.866,20 TL dışında ödenecek tazminat bulunmadığı şeklinde cevap verildiğini, ancak taraflar arasındaki poliçe hükümleri ve davalı tarafça yaptırılan risk değerlendirme raporu dikkate alındığında davalı cevabının bir dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, 161.720,28 TL’nın 05.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesindeki bina sigorta bedelinin 3.000.000 TL olduğunu, bu sigorta bedelinin KDV hariç olarak sigorta değerine uygun bulunduğunu, poliçede KDV klozu yer aldığından şayet KDV talep edilecekse bedellerin bu şekilde belirtilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen risk analizinin de KDV hariç tutularak yapılan bir değerlendirme olduğunu, bunun dışında binanın KDV dahil bedeli gözetildiğinde ise eksik sigortanın bulunduğunu, her iki halde de ödenmesi gereken hasar tutarının 255.866,20 TL’ye tekabül ettiğini, bu durumda müvekkilince kabul edilen 80.866,20 TL dışında ödenmesi gereken bir tazminatın bulunmadığını savunarak, bakiye miktar yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, her ne kadar mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin vermiş olduğu karar Dairemizce, davalı
vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmeden “davacının dayandığı sigorta poliçesinde, sigortalı olarak dava dışı Koreş Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yer aldığı, bu nedenle davacının sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığından aktif dava ehliyetinin bulunmadığı” gerekçesiyle bozulmuş ise de, 07.01.2009 tarihli sigorta sözleşmesinde sigortalı olarak anılan şirket yer almakta iken daha sonra 31.01.2009 tarihli zeyilname ile sigortalının davacı olarak değiştirildiği dosya içindeki zeyilnameden anlaşılmakla, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Somut olayda, davalı vekili, tüm savunmalarında davaya konu sigorta poliçesinin KDV’siz olarak düzenlendiğini, yani sigortalı binanın sigorta değerinin KDV’siz olarak belirlendiğini, buna göre hasar tazminatının da KDV’siz olarak hesaplanması gerektiğini savunmuş olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesaplanırken KDV de eklenmek suretiyle belirleme yapılmıştır. Oysa, davaya konu sigorta poliçesinin KDV KLOZU başlığı altında aynen “bu poliçe hasar tazminatlarının KDV’siz olarak ödenmesi esasına göre yapılmıştır. Poliçeden doğan hasar tazminatların KDV’li olarak ödenebilmesi için poliçede belirtilen sigorta bedelinin KDV dahil olarak tanzim edilmiş olması halinde hasara konu değerin işletme tarafından satın alındığı ve işletme kayıtlarına geçtiği tarihte tahakkuk etmiş ve ödenmiş KDV tutarını sigorta konusu hasar nedeniyle KDV kanunun 30/d. maddesi kapsamında olması ve KDV indirimine konu edilememesi veya KDV indirimine konu edildiği takdirde bu hususun beyan edilerek vergi dairesine iade edildiğinin belgeler ile doğrulanması halinde sigorta şirketi adına kesilecek bir yansıtma faturası ile indirilemeyen KDV‘nin ödeneceği konusunda mutabık kalınmıştır.” denilmek suretiyle özel şart getirilerek hasar bedelinin KDV’li ödenebilmesi için gerekli hususlar belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak, hasar bedelinin belirlenmek suretiyle, davalının ödemesi gereken bakiye bir bedelin olup olmadığının tesbiti ile sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.01.2003 tarih, 2011/15564 Esas, 2013/790 Karar sayılı bozma kararının tamamen kaldırılarak hükmün açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.01.2003 tarih, 2011/15564 Esas, 2013/790 Karar sayılı bozma kararının tamamen kaldırılarak açıklanan değişik gerekçe ile kararın BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.