Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/6937 E. 2013/21471 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6937
KARAR NO : 2013/21471
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/11/2012 tarih ve 2011/667-2012/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında deniz taşımacılığından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, 2008 yılından beri devam eden bu ilişkiye istinaden düzenlenen faturalar ve müvekkili şirketin yaptığı harcamaların cari hesaba işlendiğini, 2010 yılı sonunda cari hesabın kat edilmesi sonucunda, davalının düzenlediği faturalara karşılık müvekkili şirketin 5.958,14 USD fazla ödeme yaptığının anlaşıldığını, bu hususun davalıya bildirilmesine rağmen fazladan tahsil edilen tutarın müvekkili şirkete iade edilmediğini ileri sürerek, 5.957,14 USD karşılığı 10.556,05 TL’nın 06.12.2010 ihtar tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun inkar edilmediğini ancak davacı şirkete olan borcun 2.458,80 USD olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ekstrelerinin davacının talepleri doğrultusunda düzenlendiğini, müvekkili şirketin defter ve kayıtları uyarınca davacı şirkete beyan ettikleri miktar dışında bir borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflarca kabul görmüş ve teyit edilmiş faturalar karşısında davacı alacağının 3.817,54 USD karşılığı 6.764,68 TL olduğu, iade edilen faturalardaki hizmetin alındığı hususunun kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 6.764,68 TL alacağın 17.12.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı … davalı tacirdir. 6762 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık da mutlak ticari işlerden olan taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, davacı lehine takdir edilen alacağa uygulanacak temerrüt faizi oranının buna göre belirlenmesi ve alacağın taşıma ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle somut davada davacı yararına istem gibi avans faiz oranına hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci fıkrasında geçen “… yasal faizi…” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “…avans faizi…” ibaresinin eklenerek hükmün bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 361,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.