YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6990
KARAR NO : 2013/21625
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.12.2012 tarih ve 2008/197-2012/617 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketinin, 2006 yılı Mayıs ayından, 2007 yılı Aralık ayına kadar davalı şirkete, inşaat malzemesi taşıdığını, müvekkil şirketinin bu taşıma işini 2007 yılı Aralık ayı sonu itibariyle sonlandırdığını, davalı şirketin 2006 yılına ait nakliye (taşıma) ile ilgili fatura karşılığında müvekkil şirkete ödeme yaptığını, ancak taşıma ile ilgili irsaliye ve açık fatura mevcut olduğu ve müvekkil şirketin nakliyeyi gerçekleştirdiği konusunda davalı şirketin hiçbir itirazı olmadığı ve 2007 yılı taşımalarla ilgili faturaları itirazsız kabul etmiş olmasına rağmen, müvekkil şirkete davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 2007 yılı içinde yapılan nakliyeden doğan alacağından fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere 100.000,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin davacı şirkete nakit ve çeklerle ödeme yaptığını, fatura karşılığı iki adet römork verdiğini ve davacı şirketin Kemal Birbilener’e olan yakıt borçları alacağın temliki yoluyla Güven Hazır Beton’a geçmiş olduğundan davacı şirkete borçlu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporlarında taraflar arasında satışı yapılan 2 römork bedeli olarak 65.000,00 TL’nin cari hesaptan ödenip ödenmediği hususunda tereddüt olduğunun belirtildiği, 2 römorkun davalı tarafından davacıya satıldığı, buna ilişkin bir noter senedi düzenlendiği, noter senedinde bedelin peşin olarak alındığı hususunun yazıldığı, ancak taraflar arasında cari hesap olması ve tarafların alacak ve vereceklerini bu cari hesap üzerinden yapmaları sebebiyle paranın peşin ödenmesinin mümkün görülmediği, bu bedelin cari hesaptan ödenmiş olduğu kanaatinin ağır bastığı ancak takdirin mahkemeye ait olduğunun rapor edildiği, yargılamanın daha fazla uzamaması amacıyla noter senedindeki peşin satış ibaresine itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 88.846,29 TL’nin dava tarihi olan 15.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan römork bedellerinin davacı tarafından peşin olarak ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar menkul satımında aksinin kanıtlanamadığı hallerde satım bedelinin peşin olarak ödendiği karinesi mevcut ise de, karinenin aksi kanıtlanabilir. Mahkemece römorkların bedellerinin noter senedinde peşin ödendiği olgusuna dayalı olarak römork bedellerinin peşin ödendiği sonucuna varılmış ve noter satış senetlerinde satış bedellerinin “bedelinin tamamının alındığı” yazıyor ise de belgede bedelin peşin ve nakit olarak ödendiğine dair bir ibareye yer verilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalıdan nakliye hizmeti nedeniyle alacağı olan davacının römork bedellerinin peşin olarak davalıya ödendiği yolundaki iddiası hayatın olağan koşullarına aykırıdır. Bu itibarla, mahkemece römorkların satıldığı tarih itibariyle davacının davalıdan nakliye hizmeti nedeniyle ne kadar alacağının olduğu tespit edilip, şayet bu tarih itibariyle römork bedeli tutarında bir alacağı var ise davalı savunmasına itibar edilmek gerekirken, römork bedellerinin davacı tarafından peşin ödendiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.